1672’de Denizliyi ziyaret eden Evliya Çelebi’nin Ahiler hakkındaki izlenimleri şöyledir:

“Denizli’de 11 tekke vardır. Bunların en meşhurları Ulu cami önünde Ahi Duman Baba tekkesi, Ak [Ahi] Sinan Sultan tekkesi, Karacaoğlan Baba Sultan tekkesi ve Cem Baba Sultan tekkesidir.

Denizli şehrinin ziyaret yerleri: Önce Ak [Ahi] Sinan Sultan, Ahi Duman Sultan, Karacaoğlan Sultan ve Hızırlık Sultan.

Ahi Evran Sultan: Hacı Bektaş-ı Veli, Molla Hünkar, Şems-i Tebrizi ve Sadreddin-i Konevî hazretleri ile dost olmuş ulu sultandır. Nice keşif ve kerametleri görülmüştür. Bu kerametlerinden biri  Kayseri'de debbağlık ederken "Devlete öşür(vergi) vermez" diye bir gammaz hakime şikayet eder. Memurlar Ahi Evran'ı sorgulamaya kalkışınca dükkan içinde bir evran görünüp üzerlerine hücum eder. Memurların cümlesi kaçarak, hakime gidip başlarından geçenleri anlattılar. Daha sonra Ahi Evran'ı yüceltmek için Ahi Evran yani evran kardeşi dediler. Olaydan sonra Kayseri’den hicret edip bu Denizli şehrinde Rahmet-i Rahmana kavuşmuş (vefat etmiş) ve burada yatmaktadır. Kırşehir’de bir Ahi Baba vardır. Amma bu Ahi Evran Baba değildir. Debbağ esnafı öncüleridir ki debbağlara Ahiler derler.

Yeni cami yakınında Cafer Ağa hanı dibinde İmam Sultan vardır. Ve bu han eskiden beri bulunan büyük bir han imiş. Geçen zaman içerisinde harabe olmuş, Melek Ahmed Paşa [Melek Ahmet Paşa: (ö. 1652). Padişah VI. (Avcı) Mehmet saltanatında 5 Ağustos 1650 - 21 Ağustos 1651 tarihleri arasında sadrazamlık yapan Osmanlı devlet adamıdır. Evliya Çelebi ona yıllarca yol arkadaşlığı yapmış ve vezirlik görevlerinde paşaya yardım etmiştir.]’nın ağalarından Cafer Ağa Denizli hakimi iken tamir ettirdi. İmam Sultan asitanesine vakf eyledi. Han kapısının sol tarafındaki köşede bir beyaz mermer üzerine kitabede şöyle tarih düşülmüştür:

"Fî eyyâmi devleti's-Sultâni'l-a'zam zıllullâhi fi'l-‘âlem Gıyâsü'd-dünyâ ve'd-dîn Keykâvus bin Keyhusrev bin Mukîm Emîrü'l-mü'minîn el-abdü'zza'îf Karasungur bin Abdullâh. Fî sene seb‘ ve sitte mi'e." [Anadolu Selçuklu Devleti’nin Kudretli Sultanı Müminlerin Emiri Gıyâsü'd-Dünyâ Keykâvus bin Keyhusrev bin Mukîm’in zayıf kulu Abdullâh oğlu Karasungur altı yüz yedi senesinde yaptırdı.] [H.607, M.1210]

Bu han’a yakın ziyaret yerleri Kapı Erenleri, Memi Dede, Yakub Dede, Baba Sultan, Ayaklı Baba, Fethi Baba, Şahin Baba, Ziyaret Baba, Yakın Baba, Şekur Gazi Baba ve Hacı Seher(?) Sultan hazretleri, bir mesire yerinin yüksek bir tepesinde medfundur.

Uzunca Hayreddin Sultan, Çomaklı Baba, Karaöyük Baba, Didiği Baba Sultan ve nice büyük evliyalar vardır. Amma en meşhurları bunlardır.Ve bir kaç gün içerisinde bu sultanlara birer Yasin-i şerif hediye ederek ruhaniyetlerine aşinalık kesb ettik. Beyt:

Derd-i aşkı çekmeyen aşkdan veli bigânedir.

Bî-vesîle her kişi sultana olmaz aşina.

beyti üzere Allah’a hamd ile her büyük velinin kabr-i şerifini ziyaret edip en azından bir Fatiha-i şerif hediye ederek ruh-ı şeriflerini yad eyledik. Kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-azîz.”

Kaynak:Evliya Çelebi Seyahatnamesi Sayfa:102

Yapı Kredi Yayınları:2173

İstanbul 2005

Anadolu Selçukluları zamanında yeniden kurulan Denizli, Kaleiçi çarşısı, camiiler, hanlar, hamamlar ve bedestanlar donatılmıştır. Verimli toprağı bol su kaynakları ve çalışkan insanlarıyla kısa zamanda ticaret ve sanayi şehri oldu. Bu gelişmenin en önemli faktörü bilim ve bilim adamlarına gösterdiği saygıdır. Kayseri, Sivas, Tokat, Malatya ve Konya gibi bili, sanat ve sanayi şehirlerinin Moğollar tarafından tarumar edilmesi üzerine buralarda bulunan bilim,sanat ve meslek erbabları Denizli’ye akın etmişlerdir. Denizli Beyi Mehmed Bey bu gelenleri iyi karşılamış ve onlara sahip çıkmıştır. Bu durum Denizli’yi Anadolu’nun yıldızı yapmıştır.

Konu üzerinde derin araştırmalar yapan Prof. Dr. Mikail Bayram hocamızızn tespit ettiği bilgiler Evliya Çelebi’yi yalanlamaktadır. 1237 miladisinde zehirlenerek öldürülen Anadolu Selçuklu Devleti’nin en kudretli sultanı Alaeddin Keykubat’ın yerine geçen oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev ve veziri Sadeddin Köpek Ahi ve Türkmenleri kendilerine düşmanmış gibi davrandılar. Bunun üzerine patlak veren ve Baba İsak’ın başını çektiği Babailer İsyanı kiralık Frenk askerleriyle kanlı bir şekilde bastırıldı. Binlerce ahi ve bilim adamı Türkmen katledildi. Bu katliam Anadolu’nun bilim, sanat ve sanayiisine ağır darbe vurdu. Kılıç Artığı kalanları ise Ahi Evren gibi yüzlercesi zindanlara hapsedildi.

Yirmi yıldır Anadolu Selçuklu sınırında gezinen girmeyi cesaret edemeyen Moğollar Anadolu’ya girip Kösedağ^da II. Gıyaseddin Keyhüsrevi yendi. Devlet çok ağır şartlarda vergiye bağlanarak barış imzalandı. Bu durum Anadolu Türklüğünün belini kırdı.

II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Sadeddin Köpek’in hanetini  anlayıp öldürtmesi ve kendisinin de Alanya’da bir ahi tarafından öldürülmesiyle devlet büyükleri genel af ilan etti. Bu sayede Ahi Evren de zindandan çıktı ve Denizli’ye gitti. Bir yıldan uzun bir süre Denizli’de kaldı. Daha sonra Sadreddin Konevi Denizli’ye gelerek Ahi Evren’i Konya^ya götürdü ve Anadolu Selçukluları’nın veziri oldu.

Ahi Evren’in Denizli macerası budur.

Moğollar tarafından Anadolu Şeyhlerinin şeyhi [şeyhü’r-Rum] ünvan ve görevi verilen Mevlana kendisine bağlanmayan bütün şeyh ve babaları talebesi olan Moğolların Anadolu valisi olan Nureddin Caca’yı katlettiriyordu. Ahi Evren [Nasreddin Hoca] ve diğer ahilerle birlikte Mevlana’nın oğlu Alaeddin Çelebi’de Kırşehir’de Nureddin Caca kumandasındaki Moğolar tarafından katledilmiştir. 27 R.evvel 659 [miladi 1.nisan 1261]

Ahi Evren’in Anadolu’da ondan fazla makamı vardır. Ancak bunların içinde cesedi yoktur. Denizli’deki makamı da aynı şekildedir.

Ahilik geleneği Denizli’mizde hala devam etmektedir. Onlarca ahi yetişmiştir. Bunlardan en bilineni Ahi Sinan hakkında ekte belgeleri veriyorum.

Gönül sultanları olan Allah dostu evliyalar bu dönemde Denizli’de toplanmışlardı. İlk gelenler Hoca Ahmed Yesevi Hazretlerinin dergahında yetişen Horasan Alperenleridir. Her biri bir mesleğin uzmanı olan bu erenler köy ve kasabalarda yerleşerek insanlara önderlik ettiler.

Zamanının şartlarına göre olağanüstü bir servete hükmeden ahi teşkilatının mensupları, hiçbir zaman günümüz vahşi kapaitalizminin getirdiği zulüm, sömürü, tekelleşme ve spekülasyon gibi topluma zarar veren usullere tevessül etmemişler, daima doğruluğu, adaleti ve hakça paylaşımı düstur edinerek, “para iyi bir uşak, kötü bir efendidir” düşüncesiyle hareket etmişlerdir. Günümüz işadamları, esnafları ve tüccarlarının da böyle bir tarzı benimsemeleri, toplumumuzun en öncelikli talebi ve ihtiyacıdır.

Allah, güzel işler yapan ve yapmayı niyet edenlerin hepsinden razı olsun. Ruhları şad olsun.

Muzaffer Çetin

Ahi Sinan Tekkesi ve türbesi için hazırlanmış gayri menkul tespit tutanağıdır. Bu tutanaktaki türbe Ahi Sinan’ın mezarını göstermektedir.

3 Ocak 1927

Tutanağa göre 22 Nisan 1299 [4 Mayıs 1883] tarihli berat ile verilmiş olan ve tapusu bulunmayan dergah, Ahi Sinan ve Şahin Dede Vakfı’nın malıydı ve 1 oda, 1 mutfak, 1 semahne, 1 türbe ve avludan oluşmaktaydı.

[Transkripsiyon]

* Mâl-ı gayr-i menkûlün evsâfıyla ma’lûmât-ı müteferri’a

Cinsi: Tahtânî bir oda ve bir semâ’hâne ve bir matbah(mutfak) ve ayrıca bir türbe ve havluyu hâvî tekke

Vakfın isim ve şöhreti: Evkâfdan mazbût Ahi Sinan ve Şahin Dede vakıfları

* Hakk-ı tasarruf ile ashâbı ve Mutasarrıfın isim ve şöhreti: Ahi Sinan Dergâhı

* Sûret-i tasarrufu

22 Şaban sene 1299 târîhli berâta müstenid olub tapuya merbût olmadığı esnâ-yı tahrîrde sâbit olmağla tesbît edilmişdir,

Fî 3 Kanunısani [1]927

[imza] Re’îs

Ahi Sinan Dergahı için yapılan sınır tespiti evrakı.

31 Ocak 1925

Belgede, Evkaf İdaresi’ne ait olduğu belirtilen Ahi Sinan Dergahı’nın Dumanoğlu Mustafa bahçesi, Anayol, Çarşı Caddesi ve Ahi Sinan Caddesi arasında kaldığı, duvarla çevrili bulunduğu ve 266 lira 67 kuruş kıymetinde olduğu kayıtlıdır.

[Transkripsiyon]

Kazâ, Denizli

Karye veya mahalle, Saraylar Mahallesi

Mevki’ veya sokak, Ahi Sinan Câddesi

Yevm ve sene, fî 31 Kanunısani sene [1]341

Tahtîti icrâ kılınan parçanın harîta üzerinde vaz’ olunacak işâretlere dâ’ir îzâhât,

Sağ tarafı Tomaş oğlu Mustafa Ağa bahçesi,

Sol tarafı tarîk-i âm ve Çarşı Câddesi ve Tomaş oğlu Mustafa sebze bahçesinin yolu, hudûdun bu üç kısmı tekkeye â’id duvarla tahdîd edilmişdir,

Arkası, Kısmen Tomaş oğlu Mustafa Ağa bahçesi ve kısmen Tomaş bahçesine giden tarîk-i hâs,

Önü, Ahi Sinan Câddesi

Ashâb-ı emlâk ve erbâb-ı vukûf ile hem-hudûd olnların imzâ ve tasdîkleri,

Hem hudûd olanlarla bir gûnâ nizâ’ ve tasarruf da’vâsı yokdur, fî 11 Kanunısani sene [1]341

[mühürler]

Parçanın tahmîninde esâs ittihâz olunacak ma’lûmât,

Parçanın sûret-i isti’mâli, Ahi Sinan Dergâhı

Tahmîne â’id mu’âmele,

Vâridât-ı gayr-i sâfiye, 16 lira

Kıymet, 26667 lira

Binâlarda kıymetle darbı lâzım gelen yüzde altı ya sekiz, 6

Vergi nisbeti, yüzde 12

İsim ve şöhreti, Evkâf-ı Ahi Sinan Dergâhı

Tahrîr hey’etinin umûm mu’âmeleyi telhîsan tasdîkleri,

Mülk cinsi ile tasarrufun kime â’id olduğu ve hisseli ise mikdârı yazılacakdır, Evkâf’a â’id

Evrâk-ı müsbete bulunub bulunmadığı ve mevcûd ise nev’lerinin rabt olunduğu gösterilecekdir, kayden

İrâd-ı gayr-i sâfiyenin keyfiyet terkîmi îzâh olunacakdır, Denizli muhâsebeciliğine yazılan merbût tezkereden iktibâs olunmuşdur

Hey’et tarafından imzâ edilecekdir,

[imza] Kâtib

[imza] Hâkim

[imza] Re’îs

[mühür]

Ahi Sinan Tekkesi müştemilatından olan ahşap evin, yapılan müzayede sonucu, iki yıl süreliğine ve 700 lira bedelle Ömer Dede oğlu Mehmed ve eşi Emine Hanım’a satıldığı hakkında Denizli Evkaf Müdürlüğü’nün yazısı.

5 Ocak 1929

Denizli Vilayeti Evkaf Müdürlüğü, Sayı 1517/3

Tapu ve Kastru Müdüriyeti’ne,

Sağ tarafı Tomaş oğlu Mustafa, sol tarafı tarik-i am ve Tomaş oğlu, arkası kısmen Tomaş oğlu kısmen tarik-i has, önü tarik-i am

Baladaki hudud ile mahdut Saraylar Mahallesi’nde vaki idaremize ait Ahi Sinan ve Şahin Dede Vakfı’ndan tekke hanesi maa müştemilat yedi yüz lira bedel mukabilinde ve iki senede dört taksitte bedeli tesviye edilmek üzere bilmüzayede talibi bulunan Ömer Dede oğlu Mehmet ve zevcesi Emine Hanım uhdelerine mütesaviyen ihale-i katiyesi icra kılınmış olduğundan mezkur hane idaremiz namına birinci derecede mahcuz ve terhin kalmak üzere muamele-i feragiyesinin ifası zımnında müzekkere olur efendim.

5 Kanunısanı [1]929

[imzalar]

M. Zühtü

Denizli Evkaf Müdürü M. Tahir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.