banner255
21 Eylül 2017 Perşembe 12:29
Küçük Umut’un katilinin belirlenmesi için 112 aranma saatine bakılacak

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, İzmir’in Karabağlar ilçesinde 5 yıl önce parkta oynadığı sırada vücuduna isabet eden kurşunla hayatını kaybeden 6 yaşındaki Umut Ceylan’ın davasında müebbet hapis cezası alan sanık Can Kayı’nın tahliyesine karar vermişti. Kararın ardından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dördüncü duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık Can Kayı, sanığın avukatı Seyit Ahmet Akyüz, ölen Umut Ceylan’ın ailesinin avukatı Özge Eşsizhan Yavuz ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Emine Şentüfekçi katıldı. Mahkemeye gelen raporda, şüpheli Can Kayı’nın kullandığı telefon sinyallerinin olay yerine yakın olmadığı belirtildi. Ceylan ailesinin avukatı Özge Eşsizhan Yavuz, baz istasyonunun kapsama alanının geniş olduğunu belirterek, “Olay saatinde baz istasyonundan sanığın telefonu sinyal vermediği için sanığın nerede olduğu tam olarak tespit edilememiştir. Bu nedenle olayı sanığın gerçekleştirmediği yönündeki iddiayı kanıtlayacak nitelikte değildir” dedi. Avukat Yavuz, sanık hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini talep etti.

Sanık avukatı Seyit Ahmet Akyüz ise olayın tam olarak saat kaçta gerçekleştiğinin tespit edilemediğini ifade ederek, “Bilirkişi maktulün hastaneye ulaştırıldığı saati esas alarak rapor düzenlemiştir. 112 Acil Servis’in arandığı saat araştırılarak buna göre sanığın bulunduğu yerden meydana geldiği yere ne kadar sürede ulaşıp ulaşmayacağının tespiti gerekir” dedi. Avukat Akyüz, bilirkişi sanığın bulunduğu yerden olay yerine 29 dakikada gidebileceğini belirtmişse de bu hesaplamanın trafik yoğunluğunun olmadığı bir zamana göre hesaplandığını ifade ederek, kendi hesaplamalarına göre en az ulaşma süresinin 40 dakika olduğunu ileri sürdü.

Ambulansın istenme saatine bakılacak

Duruşma savcısı, maktulün vurulduğu anın tespiti açısından İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 112 Acil Servis hattının aranma saatinin, ayrıca olay yerine ambulans gönderilip gönderilmediğinin sorulmasını talep etti. Mahkeme heyeti, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü 112 Acil Servis Birimine yazı yazılarak maktulün hastaneye götürülmesi için acil servisten talepte bulunulma saatinin bildirilmesine, ayrıca talepte bulunduktan sonra Umut Ceylan’ın hastaneye götürülmesi için ambulansın yönlendirilip yönlendirilmediği, yönlendirilmişse hangi ambulansın yönlendirildiğinin tespitine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Rastgele açılan ateş sonucu 27 Ağustos 2012 tarihinde Karabağlar ilçesinde bir parkta beline kurşun isabet etmesiyle ağır yaralanan 6 yaşındaki Umut Ceylan, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Yapılan balistik incelemede çocuğun ölümüne neden olan kurşunun olayın ardından başka bir suç kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan, ’uyuşturucu kullanma, yaralama, hırsızlık’ gibi çeşitli suçlardan kaydı bulunan Can Kayı’dan ele geçirilen silahtan atıldığı belirlenmişti. Sanık Can Kayı, yargılama sürecinde bu suçtan tahliye edilmiş ancak başka bir suçtan cezası olduğu için cezaevinden çıkamamıştı. 4 yıl önce son görülen duruşmada mahkeme heyeti, sanık Can Kayı’yı ’çocuğu ya da beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi öldürmek’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum emişti. Ardından ceza, olası kasıt sebebiyle ömür boyu hapse çevrilmişti. Karar, mahkeme heyeti tarafından oy çokluğuyla alınmıştı. Cumhuriyet Savcısı Fatih Genç ile sanığın avukatı Ersin Gülsoy, Seyit Ahmet Akyüz, kararın temyizi için Yargıtay’a başvurmuştu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Can Kayı’yı Umut Ceylan’ı öldürme davasında tahliye etmiş, ancak sanık başka suçtan hükümlü olduğu için tahliye edilmemişti. Kayı, hükümlü olduğu Aydın E Tipi Cezaevinden de geçtiğimiz günlerde yattığı cezasını tamamlayıp tahliye olmuştu.

İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.