“Göbekli Tepe’nin Uygarlık Tarihi İçindeki Yeri. Neolitik Çağ olarak adlandırılan dönem, tarihin kırılma noktalarından biridir. En basit tanımıyla Neolitik Çağ, insanların avcılık ve toplayıcılık yerine besin üretimine, gezginci bir yaşamdan yerleşik yaşama geçtiği, toplumun bütün kurumlarıyla yeniden biçimlendiği bir dönemi temsil eder.“

Neolitik Çağ insanların avcılık ve toplayıcılık yerine besin üretimine, gezginci bir yaşamdan yerleşik yaşama geçtiği, toplumun bütün kurumlarıyla yeniden biçimlendiği bir dönemi temsil eder. Neolitik Dönem ile ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik yapılanma, gelişerek çiftçi köy yaşantısı, kentleşme, devlet oluşumu, imparatorlukların ortaya çıkışından Endüstri Devrimi’ne kadar gelen düzenin temelini oluşturmuştur.

Göbekli Tepe hiç kuşkusuz son yılların en etkileyici buluntu yerlerinin başında gelir. Göbekli Tepe kazıları, görkemli tapınakları, boyları 6 metreyi bulan dikilitaş, heykel ve kabartmaları ile konunun uzmanı olsun ya da olmasın gezenleri etkileyecek buluntuları sergileyen bir kazı yeridir. Bunların 12 bin yıl gibi kavranması oldukça güç eski bir tarihe ait olması, Göbekli Tepe’yi başka yerlere taşımış, yapay bir gizemlilik yüklemiştir. Yalnızca bilim ile hayallerin dünyası, aklıselim ile metafizik birbirine karışmakla kalmamış, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yapılan kurgusal saptırmalar, toplumda Göbekli Tepe’ye yönelik algı yanılsamasına neden olmuştur. Göbekli Tepe’nin kutsal kitaplarda sözü edilen Cennetin kapısı olmasından, uzaydan gelenlerin merkezi olmasına kadar çeşitlenen yorumların sayısı giderek artmaktadır. Bu türden yorumlar ve özellikle uzaylılar ile bağlantı ku- rulması, beklenmedik bir arkeolojik buluntu ile her karşılaşıldığında ortaya atılmış, kamuoyunu heyecanlandırdıktan ve birkaç bilim kurgu yazarını zengin ettikten sonra da unutulmuştur. Ancak bu yorumlardan Göbekli Tepe’ye özgü olanı “Cennetin Kapısı” ile ilişkilendirilmesidir. Bunun temel nedeni maalesef toplumda çok basite indirgenmiş “Tarihöncesi İnsan” algısının olmasıdır. Tarihöncesi insanların mağaralarda ilkel bir yaşam sürdürdüklerine olan inanç öylesine baskındır ki sanat, teknoloji, inanç ve soyutlama gibi terimler ile bir arada düşünülmeleri söz konusu bile olamaz. Bu algıyı, dünya kamuoyunda 1960’lı yıllarda günümüzde Göbekli Tepe’nin yarattığına benzer bir heyecan yaratmış olan Çatalhöyük bile bozamamıştır. Göbekli Tepe gibi Çatalhöyük’ün de uygarlık tarihi içindeki yeri tümüyle göz ardı edildiğinden bunlar “aykırı”, “gizemli” buluntu yerleri olarak görülmüşlerdir. Esasen bazı saygın dış  basın  organlarında  kapak  konusu  olmasaydı acaba toplumumuz Göbekli Tepe’nin ayırdına varabilecek miydi? Göbekli Tepe kazılarının 1995 yılından bu yana sürdüğü, heyecan yaratan buluntulara kazı çalışmalarının ilk yılında dahi ulaşıldığı göz önüne alındığında, bu sorunun yanıtının olumsuz olacağını söyleyebiliriz.

Göbekli Tepe, kazı çalışmalarının 15. yılında çok sayıdaki anıtsal yapı, üzerleri betimlemeli ve görkemli dikilitaşlar ortaya çıktıktan sonra birdenbire topluma yansıtılmıştır. Bu yansıtmada Göbekli Tepe’nin eskiliği üzerinde durulmuş ancak ait olduğu kültürel oluşum ve bunu ortaya çıkartan sürece hiç değinilmemiş, bu nedenle toplumdaki yansıması kuşkuyla karışık şaşkınlık olmuştur. Oysa Göbekli Tepe kazıları ile ortaya çıkan kültürü daha 1964 yıllarından Çayönü kazıları ile tanımaya başlamış, bu kültür ile ilgili bilgilerimiz 1978 yıllarından sonra başta Nevalı Çori olmak üzere diğer kazı yerleri ile pekişmişti. Bu nedenle Göbekli Tepe’de ortaya çıkan kalıntılar Neolitik Dönem uzmanları için “aykırı” değil, yalnızca diğer buluntu yerlerine göre daha görkemli ve daha iyi korunmuştur. Bu yazı Göbekli Tepe’yi sıradanlaştırmak gibi bir amaçla hazırlanmış değildir. Kuşkusuz Göbekli Tepe her açıdan çok önemli bir buluntu yeridir; ve son yıllarda dünyada yapılan kazı çalışmaları arasında en çarpıcı arkeolojik kazılardan biri olarak görülmektedir. Bu yazı Göbekli Tepe’nin buluntularını tanıtmak yerine temsil ettiği kültürü, bu kültürün gelişim sürecini vurgulamaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Göbekli Tepe, ders kitaplarımızda Cilalı Taş Devri olarak adlandırılan Neolitik Döneme ait bir yerleşim yeridir. Bu nedenle öncelikle Neolitik Dönem kültürünü kısaca tanımlamak gerekir.

 

Prof. Dr. Mehmet  ÖZDOĞAN
Aktüel Arkeoloji

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.