Davanın bir numaralı ismi Tuğgeneral Özbakır ifade verdi

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dönüştürülen EGS Kültür ve Kongre Merkezi'nde 15 Temmuz darbe girişimine fiili olarak katılımla ilgili Türkiye'de başlayan ilk dava olma özelliği de taşıyan davanın ilk gününde kimlik tespitleri yapıldı. Ardından iddianame okundu ve davanın bir numaralı ismi olan 11. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın savunması alındı.

banner255

Davanın bir numaralı ismi Tuğgeneral Özbakır ifade verdi

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dönüştürülen EGS Kültür ve Kongre Merkezi'nde 15 Temmuz darbe girişimine fiili olarak katılımla ilgili Türkiye'de başlayan ilk dava olma özelliği de taşıyan davanın ilk gününde kimlik tespitleri yapıldı. Ardından iddianame okundu ve davanın bir numaralı ismi olan 11. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın savunması alındı.

26 Aralık 2016 Pazartesi 20:28
Davanın bir numaralı ismi Tuğgeneral Özbakır ifade verdi

İddianamede, darbe kalkışmasını gerçekleştiren konsey tarafından Denizli Sıkıyönetim Komutanı olarak atandığı yer alan Özbakır'ın savunması 1.5 saat, sorgusu ise dört saat sürdü. Diğer sanıkların avukatları ile mahkeme üyeleri ve savcı, Özbakır'ı çok sayıda soru yöneltti.

İDDİALARI KABUL ETMEDİ
Davanın en önemli ismi olan 11. Komanda Tugay Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır, kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmediğini belirtip, "Olay tarihinde sıkıyönetim komutanı olarak atandığım yönünde emir gönderilmiş ve kararı icra etmem istenmiştir. Bu kararı yerine getirmeme yönündeki gayretlerim iddianameye yansıtılmamıştır. Böyle bir emir geldiğinde benim de emri görevlilere tebliğ etmem ve ilave bir emir yayınlamam gerekirdi. Bunu yapmadım. Bu durum benim mevcut sistem içinde olmadığımı gösterir. Böyle bir durumda idareye, kolluğa, yönelik işlem yapmam ve sokağa çıkma yasağı kararını uygulamam gerekirdi. Ayrıca, sıkıyönetim komutanı olarak atandığım yolundaki bu kararı bana ulaştıranlar dışında kimseye göstermedim, bilgi vermedim. Ayrıca bu emirde benim sicilim de yanlış yazılmış. Silahlı Kuvvetler'de böyle bir hata olmaması lazım, yazıda imza da eksikti. Silahlı Kuvvetler'de 'Yurtta Sulh Konseyi' diye bir yapılanma yoktur. Yazı teamüllere uygun değildi, düşündükten sonra bu kararı uygulamama kararı verdim" diye konuştu.

SEVKİYAT YILLIK EĞİTİM PLANI İDDİASI
15 Temmuz gecesi Ege Ordu Komutanlığı, Komuta Harekat Merkezi ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından bir çok kez arandığını, mevcut durumun hassasiyeti nedeniyle tüm konuşmalarda kafasında şüpheler oluştuğunu ileri süren Özbakır, Söke'deki birliğin Denizli'ye sevkini ise yıllık eğitim planı kapsamında olduğunu belirtti. Söke'deki birliğin sevki ve Çardak Hava Meydan Komutanlığı'nın işgalini içeren eğitim planını Ege Ordu Komutanlığı'na bildirmediğini vurgulayan Özbakır, tugayın 15 Ocak'ta Motorlu Piyade Tugayı'ndan Komando Tugayı'na dönüştürüldüğünü, tugayın yapısının değişmesi nedeniyle görev kapsamı içerisinde eğitime havaalanının işgalini kendisinin koyduğunu söyledi.

"EMNİYET MÜDÜRÜ VE VALİ'YE DEVLETİN TARAFINDA OLDUĞUMU SÖYLEDİM"
12 Temmuz'da yıllık iznini tamamlayarak Denizli'ye döndüğünü, Söke ve İzmir'e birliklerin yeni yapılanmasıyla ilgili incelemeler ve görüşmeler yapmak üzere gittiğini, FETÖ olarak adlandırılan grupla görev süresi boyunca mücadele ettiğini, bu yapıya mensup bazı askeri personelle ilgili önlem aldığını ileri süren Özbakır, ifadesinde ayrıca şunları söyledi:
"Söke'den aceleyle birlik getirme iddiası doğru değildir. Yıl içerisinde bu tür uygulamalar yapılır. Söke'deki birliğin gelişi gizli değildir. Gerek duymadığımız için emniyete yol önlemi için bilgi vermedik. Sıkıyönetimden emir geldikten sonra konseyin kimlerden oluştuğuna dair kafa yordum. 'Askerlerin içinde ayrışma olur' diye düşündüm ve çözüm aradım. Ege Ordu Komutanı aradı, 'Benimle misin yoksa Genelkurmay ile mi?' diye sordu. Komutanın sorusuna, 'Genelkurmay'ın emrindeyim' dedim. Bu arada Ankara'dan Sıkıyönetim Komuta Harekat Merkezi'nden arayıp, taburların Ankara'ya istendiği söylendi. Yazılı emir gönderilmesini istedim. 'Göndereceğiz, siz çıkın' denildi. Tank ve topçu birliklerine daha önce gece planladığımız eğitimi öne aldığımı söyledim, araçları çıkardım. Emniyet Müdürü ve Vali aradı. Onlara devlet tarafında olduğumu söyledim. Ama birlikler çıktığı için onları geri döndürmenin halkla karşı karşıya getirmek olduğunu belirterek, birliklerin hızlı bir şekilde havaalanına gitmelerini istedim. Vali tekrar aradı, havaalanının emniyetini almak için gittiğimizi söyledim. Kriz Merkezi'ne gitmek istedim ama tugayın önü iş makinalarıyla kapatılmıştı. Havaalanındaki birlikler halkın tepki gösterdiğini, karşı karşıya geldiklerini bildirdi. Onlara halkla tartışmamaları emrini verdim. Sabah adli mekanizma işlemeye başladı. Askerlerimiz bir şey bilmiyordu" dedi.

SAVCI ALPER, "KAYITSIZLIĞINIZ ŞÜPHE UYANDIRIYOR"
Sanık avukatları Kamil Özhan Özbakır'a darbe gecesiyle ilgili çok sayıda detaylı soru sorarken, davanın savcısı Tuncay Alper, Özbakır'a sıkıyönetim komutanı ilan edilmesinden kuşku duyup duymadığını sordu. Savcı, "Sizi sıkıyönetim komutanı ilan etmişler. Bu kişileri tanımadığınızı söylüyorsunuz. Bu kararı Ege Ordu Komutanı'na, Genelkurmay'a sormadınız mı? Karardan hiç şüphe duymadınız mı? Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü diye düşünmediniz mi? Darbe girişiminin başarılı olsa bir anayasal bir suç olduğunu bilmiyor musunuz? Vali'yle, Emniyet Müdürü'yle, Ege Ordu Komutanı'yla bir çok kez görüşmüşsünüz? Çok daha dikkatli davranmanız, durumu fark ederek karar vermeniz gerekmiyor muydu? Kayıtsızlığınız şüphe uyandırıyor" dedi.

"DARBE BAŞARILI OLSAYDI, SİZİN YERİNİZDE ÜNİFORMALILAR OLACAKTI"
Özbakır, savcının sorusuna, "Böyle bir durumda kimin hangi şapkayı taktığını bilmediğim için yaptığım görüşmelere hep şüphe ile baktım. Subay kesiminin yüzde 70'i iç güvenlikle ilgili olarak hükümetin son yıllardaki kararlarına muhaliftir. Ben de bana ziyarete gelen bir çok kişi ve kuruma Çözüm Süreci, Suriye ve Irak politikalarıyla ilgili muhalif sözler söyledim. Bu sözlerim darbe girişimcilerine ulaşmış olabilir. Bu nedenle bana bu görevi vermiş olabilirler. Askerleri Çardak'a göndermek için yazılı emir olmasında ısrar ettim. Çünkü, darbe başarılı olsaydı, sizin yerinizde üniformalı insanlar olacaktı ve emre niye uymadın diye soracaktı. Daha kötü bir halde olacaktım" diye konuştu.

Özbakır, birlikteki tankların İzmir'e sevk edilmesi yönünde bir emri ve bilgisi olmadığını da söyledi.

Duruşmaya yarın diğer sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edilecek.

(DHA)
 

Son Güncelleme: 26.12.2016 20:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.