Günlerdir Denizli’nin siyasi akibetini konuşuyor, hangi partinin kazanacağına dair her zaman olduğu gibi “seçim toto” oynuyorduk.

16 yıllık Ak Parti iktidarında muhalefet hiçbir zaman bu denli kazanmaya yakın olmamıştı.

Ve ilimizdeki muhalefetin hamlesini gördükten sonra neden Ak Parti’nin alternatifsiz olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem iktidar hem de muhalefeti tek başına nasıl oynadığının ipuçlarını gördüm.

“Mevzubahis olan Vatansa, gerisi teferruattır” diyenlerin, suçladıkları iktidar partisi kadar koltuk sevdalısı olduğunu gördük.

Ve yine ne acıdır ki; MHP bünyesinden “lider sultası ve parti içi demokrasi, tabanın sesine kulak verme” olmadığı gerekçeleri ile ayrılanların, İyi Parti bünyesinde -geldikleri siyasi oluşumu- suçladıkları yanlışları yapmalarını ise yadırgadım.

Seçim havasının ilimizde hissedilmeye başlandığı yaklaşık iki aylık süreçte bütün kesimler oluşan olumsuz atmosferin ardından “ittifak olursa kazanılır” diyerek, kenetlenmeye başlamış ve genel merkezlerden, il yönetimlerinden bunu bekliyordu.

 Hatta CHP kanadı Ümit Bahtiyar’ın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmasına sevinmiş “Geçtiğimiz seçimlerde Pamukkale Belediye Başkan adayı olarak tabanda yapılan ittifak gereği oy verdiğimiz Ümit Bahtiyar’ın aday olması ehveni şer” demişlerdi.

Yani CHP’nin “istemezükçüleri” bile günler geçtikçe kabullenmeye, hatta Ümit Bahtiyar ile seçim çalışmalarına girmeye hazırlanıyorlardı.

Tek sıkıntı Pamukkale ilçesinde hala adayın belli olmaması idi.

Ancak siyasi çevreler, “İlçelerin tamamında CHP adayı olsa bile Ümit Bahtiyar ile seçimi kazanırız” diyorlardı. Yani muhalefetin tabanında bir umut vardı.

İyi Parti’nin Pamukkale konusunda dayatmaları sonucunda her iki siyasi partinin genel merkezlerinin aldıkları yanlış karar sonucunda gelinen nokta da, Millet İttifakı’nın çatladığı, tabiri caiz ise; altın tepside Denizli’nin Ak Parti’ye sunulduğu görülmektedir.

Bu yanlışta ısrar edilirse de Millet İttifakı’nın sandığı gömüleceği aşikardır.

Dün Millet İttifakı’na sıcak bakan CHP kanadı, artık seçim rüzgarını “Millet İttifakı 3-0 mağlup, İttifak Denizli’yi kaybetmek için elinden geleni yapıyor, Pamukkale ve Merkez Efendi ilçelerinde İyi Parti bizi desteklemeyecekse biz Büyük Şehir Belediyesi’nde İyi Parti’yi niye destekliyoruz.” sözleri ile sosyal medyada ittifakın ilimizde söz konusu olmadığını ima etmeye başladılar.

Kısacası, İyi Parti tabanı başta olmak üzere CHP’de de Büyükşehir ve ilçe başkanlıklarına kazanma hevesi kursaklarında kaldı.

Halbuki her şey çok iyi başlamıştı.

CHP merkez ilçelerde başkan adayı çıkaracak, belediye meclis üyelikleri fermuar sistemi yapılacak; İyi Parti’nin güçlü olduğu ilçelerde CHP; CHP’nin güçlü olduğu ilçelerde de İyi Parti destek verecekti.

İttifakın bu sistemdeki ayak sesleri iktidar partisini bile ürkütmüştü.

Son gün (25 Ocak 2910) her iki partinin genel başkanlarının yaptığı ortak açıklamanın ardından Denizli büyük bir şok yaşadı.

Ve sonucunda Büyükşehir Belediye Başkanı Ümit Bahtiyar yalnız kaldı.

Şöyle ki;

1 - CHP ve İyi Parti Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde kendi adaylarını çıkaracakları için, (24 Haziran seçimlerinin sonuçlarına bakınız) oy yeter sayısı Ak Parti’nin hayli altında kaldığından seçimi kazanmaları çok zor.

Durum böyle olunca partiler bu ilçelerde kendi çalışma kadrolarını kuracakları için Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ümit Bahtiyar’ın çalışma arkadaşları olmayabilir.

Zira iki büyük merkez ilçede kendi derdine düşen CHP ve İyi Parti, eğer tabana anlatamazsa Büyükşehir adayı Bahtiyar’a CHP kanadından oy gelmeyebilir.

 Zira CHP kanadı, İyi Parti’nin Denizli’yi değil, kendini düşündüğünü belirtmektedir.

2 - CHP ve İyi Parti kendilerine verilen ilçelerde başkan adaylarını ve belediye meclis üyeliklerini çıkaracaklar.

Belediye Meclis üyeleri kendi partilerinden çıkacak olduklarından, İyi Parti’ye verilen ilçelerdeki meclis sayısı azdır. İyi Parti’nin Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinden meclis üyesi çıkarması hayli zordur.

Bu durumda Ümit Bahtiyar başkanlığı kazansa bile, Büyükşehir meclisine gelen üyelerin “Biz ittifak değil, CHP’nin meclis üyeleriyiz” demeleri ile Başkan Bahtiyar yalnız kalacaktır.

Seçmenler bu iki sonucu düşünerek muhalefet kanadına oy vermekten kaçınarak Ak Parti’ye oy verebilirler.

Bu da Ak Parti’nin Denizli bazında zorlanmadan seçimleri kazanması ve ilçelerin başkanlıklarını almaları demektir.

Kısaca Denizli, Millet ittifakının harakiri yapmasıyla Ak Parti’ye kendi elleri ile teslimi demektir ki, bunun vebalini kimse kaldıramaz ve CHP’den ve İyi Parti’den kimse önümüzdeki genel seçimlerde Denizli halkının karşısına oy istemek için çıkamaz.

Bazı şeyler unutulmuyor, yılar geçse de insanların karşısına bir şekilde çıkıyor.

Benden söylemesi…  Bu yanlışı henüz vakit varken düzeltiniz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.