O yaşayan siyasi bir hafıza

3 darbe gördü. 5 vali ile çalıştı. AP, DPve DYP’de görev aldı. İl Genel Meclis Üyeliği yaptı. Denizli Belediye Başkan adayı oldu. Başkanlığı kıl payı ANAP’ın adayı Ziya Tıkıroğlu’na kaptırdı.

Denizli siyasi hayatın yaşayan hafızalarından biri olan Adalet Parti, Demokrat Parti, Doğru Yol Partisinde uzun yıllar siyaset yapmış 3 darbe görmüş, 5 vali ile çalışmış, mimar olarak da önemli projelere imza atan, Denizli Belediye Başkanlığına kadar uzanan bir hayat öyküsü.

Denizli siyasetinin yakından tanıdığı isim… 1936 doğumlu Yüksel Kaşıkçı… Kaşıkçı ile Denizli’nin 1960 yılından başlayarak dünümüze kadar yaşanan siyasi geçmişi ve Denizli’yi konuştuk.

MK - Yüksel Kaşıkçı kmdir?

YK - 1936 yılında dünyaya geldim. İsmet Ppaşa İlkokulundan mezun oldum. Liseyi Denizli Lisesi’nde tamamladım. 1959 senesinde mimarlık bölümünü bitirdim. Askere gitmeden önce mimar Feridun Alpat, Turhan Bahadır ile Denizli’de birçok başarılı işlere imza atmış ve daha sonra belediyeden kendine büro kurmak için ayrılmış. Temmuz ayında mezun olduktan sonra askere gitme düşüncesindeyken o yıllarda Feridun Alpat yıkılan orman bölge müdürlüğü ve 1.sanayinin projelerini almış benden rica etti. Aralık ayına kadar ona yardım ettim. ‘Bu projeleri bitirelim. Bu projeler Denizli’nin geleceği ’diyerek 5-6 ay daha kalmam konusunda ricacı oldu.  

- Siyasete girişiniz nasıl oldu?

- 1960’da ihtilali oldu. İhtilal nedeni ile askerliğe gittik. Askerliğimi Ankara Polatlı’da yaptım. Siyasete giriş zamanımda bu zamandan geliyor. Babamda 1946’da Demokrat Parti’de görev almış birisiydi. O zaman ki siyasete baktığımız da Denizli’nin önde gelen aileleri çocuklarını farklı partilere gönderirdi. Babamın Demokrat Partili olması bizi de etkileyen bir unsurdur. Biz 60 kişi mimarlık fakültesindeydik sadece Demokrat Partili olarak Adnan Menderes ile 7 kişi fotoğraf çektirmiştik. 1963’de döndüğümde kendi büromu açtım. İhtilal döneminde Anayasa’da seçim yasası değişti. İl başkanlıkları olan illerde merkez ilçe başkanlıkları olmadığı zaman dönemin başbakanı İsmet İnönü zorluklar yaşadığı için bunu geri getirmeye çalıştı. Feridun abi de ilçe başkanı arıyordu. Bende o zaman pek siyasetten anlamıyordum. Diğer arkadaşlar kabul etmemiş ve daha sonra kabul etmeyenler milletvekili oldu.

- İlk başkanlık deneyiminizi aktarır mısınız?

- Demokrat parti kapatıldı. Adalet Partisi açıldı. Bende orada ilçe başkanı oldum. Ekim ayı geldiğinde mahalli seçimler oldu. Beni il genel meclisinin ilk sırasına yazdılar o dönemde büroyu yeni kurduğum için param da yoktu. Siyaset biraz parasal bir durum cebi boş olanın yapmaması gereken bir durumdur. Gelen ricalar sayesinde ilk sıradan il genel meclisine girdim. O zamanda toplantı salonu Denizli Merkezspor salonun önündeki bir binada yapılıyordu orada da Denizli güreş takımının antrenmanlarını yaptığı ufak bir oda vardı. Toplantı günleri oraya masalar konuyordu. Biz orada toplanıyorduk. O sene seçimleri kazandık. Hem il genel meclisinde hem de yerelde Mehmet Candoğan bugün ismi hala Candoğan parkı ile anılıyor. Siyaseti bu yıldan sonra öğrenmeye başladım. Fakat yorulmaya da başlamıştım.

- Belediye başkanı olmanızı istemişler…

- Evet o dönem öyle bir talep geldi. İhtilal döneminin valisi günaydın bile demeden kürsüye geçerdi.  Çünkü ihtilalden gelen bir valiydi. Beni de başkatip yaparlardı. Daha sonra o gittikten sonra Nezih Okuş Valimiz geldi. Onun ile birlikte başarılı yıllar geçirdik. Kendisi her ne kadar CHP’li olsa da hatta Bülent Ecevit’in sağ kolu bile denirdi… Yapıcı bir insan olduğu için iyi bir arkadaşlık kurduk. O gittikten sonra Ziya Durakoğlu valimiz geldi. Fakat o da fazla vakit geçmeden vefat etti. Daha sonra ise Münir Güney geldi . 5 sene boyunca onunla da birlikte görev yaptım. Daha sonrada il genel meclis üyeliğini bıraktım. Münir Güney, benim belediye başkanı olmamı istemişti. O dönemde maddi konuda yetersizlik vardı. Yeni doğan bir çocuğum olduğu için reddetmiştim.

- Siyasetçileri o dönem maddiyat zorluyor muydu?

- O dönem maddiyat önemi bir sorundu. Şimdi partiler kendi arasında halledebiliyor ama o zamanlar kişiler kendi imkanları ile hareket ediyordu. 12 Eylül darbesinden sonra biraz siyasete ara verdim. Çünkü biraz para kazanmam lazımdı. O dönemde siyaset parasız olmuyordu.

- Siyasete bakış nasıldı?

- Mehmet Candoğan’ın belediye başkanlığı döneminde Chp Merkez İlçe Başkanı Yakup İnal’dı.  İnal aynı zamanda Belediyenin Fen İşleri Müdürüydü. O zaman o kadar güzel kararlar çıkıyordu ki. AP ve CHP’den çıkan bu kararlar Mehmet Candoğan’ın belki de 2.dönem seçilmemesindeki başlıca nedendir.  Daha sonra Ali Dartanel geldi. Eski garajı, Asri Mezarlığı ve buzhaneyi yaptırdı. Asfalt yolları herkes olamaz derken o günümüzde Forum Çamlık AVMnin olduğu yere şantiye yaptırdı.

- Parti kurucuları arasında olmak size ne kazandırdı?

- 1978’de Denizli Ticaret odasında meclis başkanlığına seçildim. Yine siyasetin içine girdik. 1980’de ihtilal olduktan sonra Devlet bize parti kurma hakkı verdi. Büyük Türkiye Partisi kurmak istemiştik olmadı bizde Doğru Yol Partisini 1983’te kurduk . Dosya hazırlayıp Süleyman Demirel’e gönderdik ne kadar seçme seçilme hakkı olmasa da işleri o yürütüyordu. Bir yandan da parti kurmak için başvursak ta Kenan Evren başta için sürekli veto çekiyor. Bizim partimizi onaylamıyordu.

- Adaylık süreci nasıl başladı?

- 1983te’ki genel seçimlere parti olmadığı için seçimlere katılamadık. Fakat Hilmi Yağcıoğlu, Ali Aygören, Mustafa Mutlubaş ve ben bağımsız olarak sadece sesimizi duyurmak için milletvekili adayı olduk. Ben ile Hilmi Yağcıoğlu veto edildi. Diğerleri de bıraktı. Nedenini bilmiyoruz ama Kenan Evren bizi veto etti. 1984 Mart ayında da yerel seçimler vardı. Doğru Yol olarak seçimlere girdik. Yine benden ricacı oldular. Feridun Alpat başta olmak üzere kazanma ihtimalimiz düşük ama sana olan bir sevgi var derlerdi. Bende aday oldum o zaman Turgut Özal vardı burada tapular falan dağıtarak halkın sevgisini baya bir kazanmıştı. İçimde hep kazanma hissi vardı. Türkiye’deki bütün il genelinde fark olarak en az oy oranı bizdeydi. Karşımda yine bizden ANAP’a geçen Ziya Tıkıroğlu vardı ve 1220 oy farkla kazanmıştı. Belediye yönetmek zor iştir.

- Adnan Menderes ile anınız var mı?

- Rahmeti Adnan Menderes iki tane belediye başkanım var biri Kayserili kambur Osman diğeri Denizlili Turhan Bahadır derdi.  Düzenlemeleri çok iyi yaparlardı. Turhan Bahadır’ın kasaplardan otobüslere kadar birçok düzenleme getirdi. Kasaplarda fayansı getirdi. Otobüste kumbara sistemi ile biletleri kumbarada toplaması Türkiye’nin gündemine oturmuştu.

- Kayseri gezisi sizde neleri değiştirdi?

- 1988-1989 yıllarında Ali Marım belediye başkanı iken ben Kayseri’ye gittim. Baya imrenerek baktım. Çöp yok, otoparklar üst seviyede bir mimar olarak çok özenmiştim. Döndüğüm zaman “bu adamlar bunları yaptılarsa biz burada da bunu yaparız diye” düşündüm.  Kayseri Belediye Başkanı Kambur Osman bu konuda baya şehri geliştirmişti. Birçok projeye de imza attık.

- Denizli’ye kazandırdığınız önemli hizmetler de var. Bunları sıralar mısınız?

- Yeşilspor’u  benim büromda kurduk. Pamukkale Üniversitesini kurduk ve o kişilerden bir ben sağ kaldım birde dönemin valisi Münir Güney var o da İstanbul’da yoğun bakımda. Denizli Sanayi Odasını Mehmet Ali Tan ile birlikte Türkiye’nin 7.sanayi odası olarak 1973’te kurduk. 70 tane anonim şirketi kuruldu. Denizli’de 1. ve 2. sanayi sitelerini kurduk. Denizli ayaklandı. Başımızda Münir Güney gibi teşvikçi birisi vardı. Sanayi odasını kurduk ama kendi içimizden bir adamı yapmadık. Bekir Karakurt’u yaptık bu da davamız olan demokratlıktan geldiği düşüncesindeyim ondan sonrada yıllarca görevi yürüten Feridun Alpat oldu. Yakup Üner’in beden terbiyesi bölge müdürlüğüne adaması yapılacaktı. İsmet Sezgin spor bakanıydı. Yan hakemlik yapardı. Emlak bankasında çalışırdı. Yakup Üner’i o da tanıyordu. O zamanda iktidarda biz vardık. Süleyman Demirel dönemiydi. Biz Yakup Üner’i müdür yaptık. Ama partililer kızıyordu. Adam spor adamıydı kendi cebinden harcardı o derece spor aşkı vardı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.