banner255
04 Kasım 2014 Salı 16:09
Bu hastalık artıyor

Hidrosefalinin en genel tanımıyla kafa içindeki suyun miktar olarak artması olarak açıklanabileceğini söyleyen Denizli Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi Uz. Op. Dr. Süleyman Coşkun, kafa içindeki suyunun miktarının artması yada azalmasıyla hidrosefaliye bağlı hastalıkların oluştuğuna değindi. Coşkun: “  Kafamızın içinde, birbiriyle ilişkili olan mağaralar olarak düşünebileceğimiz boşluklar bulunur. Biz bunlara "ventrikül" ya da "karıncık" diyoruz. Bunların en büyüğü ise ‘yan karıncık’tır. Su dediğimiz ‘beyin-omurilik’ sıvısıdır ve birçok fonksiyona sahiptir. En önemli görevi ise; beynimizi etkileyecek şiddetli çarpmalarda beyni korumasıdır. Bu sıvıda kanımızdaki gibi besleyici maddeler de bulunur. Beyin omurilik sıvısının (BOS) büyük bir çoğunluğu, karıncıklardaki yosunumsu bir organ olan koroid pleksuslarda yapılırken, bir kısmı da beyin dokusu ve omurilikte yapılır. Günde yaklaşık yarım litre BOS üretilmekte ve aynı miktarda da emilmektedir. Kafada su toplaması (hidrosefali) beyin boşluklarının (karıncıklarının) genişlemesiyle birlikte beyin-omurilik sıvısının basınç ve miktarında artmadır. Mevcut hastaların hemen hemen büyük çoğunluğunda hidrosefali, beyin omurilik sıvısının dolaşım yolundaki herhangi bir noktasındaki tıkanmaya bağlı olarak oluşur. Tıkanma karıncıkları birbirine bağlayan delikler veya kanalda olabildiği gibi emilimin olduğu son noktada da olabilir. Bu tıkanmanın nedeni, bir kafa darbesi, enfeksiyon ya da tümör olabilir. Doğumda belde yara ya da yumru ile birlikte de görülebilir” dedi.

 

“Çocuğunuzun Davranışlarını Gözlemleyin”

Hidrosefaliye çocukluk çağında sık karşılaşıldığını anlatan Süleyman Coşkun bulgularının çocuğun yaşına ve beyin – omirilik sıvısının artma derecesine göre değişebileceğinden bahsetti.  Baş çevresinde büyüme, baş ağrısı, bıngıldakta genişleme ve gerginlik, kusma, kilo kaybı, ince- tiz bir sesle ağlama, çift görme, okul başarısında düşmeler, kafadaki damarlarda  belirginleşme, huzursuzluk, denge sağlamada problemler, görme bozuklukları, gözlerin yukarıya doğru bakamaması, konuşma ve yürüme geriliği, dalgınlık, unutkanlık gibi davranış değişiklerinin hidrosefali bulguları olabileceğini açıklayan Coşkun, teşhisin erken dönemde konmasının tedavi açısından büyük önem taşıdığına değindi. Coşkun: “  Bilgisayarlı tomografi hastalığın teşhisinde etkin ve sık kullanılan bir yöntemdir. Doğum öncesi anne karnında bebeği değerlendirmede USG (ultrasonografi) çok sık kullanılır.  Doğum sonrasında ise bebeklerinde beyinlerinde bulunan bıngıldakların kapanıncaya kadar takip edilmesi önemlidir. Hidrosefalinin nedeni tümör ise buna yönelik girişim yapılabilir ya da toplanan fazla sıvı, vücudun başka bir yerinden emilecek şekilde uygun bir yol ile yönlendirilir. Bu yönlendirme işlemi şant denilen cihazlar ile yapılır. Şant silikon bir tüpten oluşur ve bunun kalınlığı tükenmez kalem içindeki mürekkep konulan plastik kısım ’ kadardır” dedi.

 

Mutlaka Genetik Danışmanlığa Başvurun’

 

Hidrosefalili çocuğu olan ailelerde uyarılarda bulunan Op. Dr. Süleyman Coşkun tekrar çocuk sahibi olmak isteyen  ailelerin mutlaka genetik danışmanlığa başvurmaları gerektiğini söyledi. Coşkun: “Hidrosefalili çocuğa sahip aileler çocuğunuzda uyku hali, kusma, baş ağrısı, huzursuzluk, sürekli ağlama gibi belirtiler varsa, bunlar kafa içi basıncının arttığını gösteren belirtilerdir. Kontrol edilemeyen ateşler, şantın izlediği yol üzerindeki kızarıklık, şişlik, hassasiyet, şantla ilgili problem olduğunu gösterir.  Bunları önlemek için gece yatarken çocuğunuzun yatağının baş kısmını hafifçe yükseltin. Baş aşağıya doğru sarkık şekilde uyumasına izin vermeyin. Çocuğunuzun kabız olmasını önleyin. Tekrar çocuk sahibi olmaya karar verdiğinizde mutlaka genetik danışmanlığa başvurun” diyerek sözlerini tamamladı

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.