banner255
Denizli Bülten
Denizli Bülten
29 Mayıs 2017 Pazartesi 12:37
Arslan: “Reforma evet; zeytincilik, mera ve kıyı kanunu deformasyonuna hayır !”

Zeytinlik, kıyı ve mera maddelerinin derhal geri çekilmesi gerektğini söyleyen Milletvekili Arslan, "Bu maddelerle şimdiye kadar istenip de kamuoyu tepkisiyle gerçekleştirilemeyen üç önemli alanda değişiklik getiriliyor. AKP usulü bir taslakla zeytinlikler, kıyılar, meralar daha fazla imara açılmak ve yapılaştırılmak isteniyor. AKP usulü yasa yapma mantığıyla, iki iyi şeyin içine üç kötü şeyi doldurup arada torba yasayla geceyarısı geçirmeye kalkıyorlar. Bu yasa geçerse kıyılardaki dolgu alanlarında, denizcilik faaliyetini, deprem riskini, çevre faktörünü hiçe sayacak, uydurma bir “kamu yararı kararı” alacak Bakanlar Kurulu, kıyı dolgu alanlarında endüstri bölgesi ya da denize sıfır konumda kamu hastanesi projesini hayata geçirecektir. İktidar, ya yandaşı şirketlere yeni kapılar aralayacak ya da çevreyi ve kent planlarını altüst ederek çevreye rağmen endüstri bölgesi ve hastane kurmaya kalkacaktır. Milli Eğitim Komisyonu da bu tasarıyı görüşmüş ve iktidar partisi milletvekilleri dahi tasarının bu maddelerine karşı çıkmış, tasarının yükseköğretim kısmındaki düzenlemeleri de eksik bulmuştur." dedi.

Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü;

"Birilerine “Denize Sıfır Manzaralı Kanser Tedavisi” satmaya kalkacak olanlar, aynı tasarıda meraları yapılaşmaya açıyorlar ve böylece kıyıları yok etmek istiyorlar. Zeytinliklerde koku ve duman çıkaracak sanayi faaliyetlerine göz yumacaklar, zeytinlikleri yok etmeye dönük bir adım atmaya çalışıyor. Bu tasarının mera ve zeytinliklerle ilgili maddeleri, tarım ve hayvancılıktaki üretimi düşürecektir. Tasarı sanayi üretimini arttırmayı hedeflemişse de çok büyük yanlışın içindeler. Zeytine rağmen, meraya rağmen, kıyı alanlarına rağmen sanayicilik olmaz. Zeytin stratejik bir tarımsal sanayi ürünüdür. Teşvik edilmesi, daha çok geliştirilmesi gerekirken olmadık bir sebebe dayandırılarak yok edilemez. Ayrıca sanayi ,tarıma ve hayvancılığa, çevreye ve kent planlamasına alternatif şekilde büyüyemez.

Biz sanayiciyiz, üretimin arttırılmasından yanayız, bu nedenle üretim reformunu destekliyoruz. Ancak bu paketin adıyla alakası olmayan Kıyı Kanunu, Mera Kanunu ve Zeytincilikle ilgili değişikliği, üretim reformunu yandaş reformuna ve çevre katliamına dönüştürmeye yöneliktir. Komisyonda 30'a yakın maddede yapıcı, olumlu önergelerle, uyarılarımızla kanunu daha nitelikli hale getirmek için çaba harcayacağız, ancak bu tasarının zeytin, kıyı ve meralarla ilgili maddeleri derhal geri çekilmelidir.

Kıyı Kanunu, Mera Kanunu ve zeytincilikte değişiklik öngören maddeler, tarımı, hayvancılığı, denizciliği ve çevreyi, plansız bir sanayileşme ve çarpık kentleşme uğruna heba edilmeye yöneliktir.


ZEYTİNİN KÖKÜ BU YASAYLA KURUTULACAK

Zeytinlik saha tanımını maksatlı biçimde daraltan yeni tasarı, zeytini korumayı değil, yandaşı korumayı ve kurtarmayı hedefliyor. Zeytin kesene hapis cezası öngören kanun artık para cezasıyla işi kurtarıyor. Yeni “zeytinlik saha” tanımı ve devamındaki maddeler, zeytinliklerde hayvan otlatmanın cezai yaptırımını düşürmüştür.

Tasarının “zeytinlik saha” tanımı ve “Kurul” tanımı getiren 2 nci maddesi, mevcut kanun hükmünün tersine zeytinlik sahalarda ve bu sahalara en az 3 km. mesafede “toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez” hükmünü kaldırmakta, sadece kimyasal atık oluşturacak tesis yapılamaz ve işletilemez hükmünü korumaktadır.

Tasarıda zeytin sahalarına en az bir kilometre mesafede koyun ve keçi ağılı yapımı yasak kapsamı dışına alınmış, hükme aykırı hareket edenlere verilecek hapis veya adli para cezası hükmü kaldırılmıştır. Bunun yerine sembolik olarak 5 bin TL idari para cezası getirilerek zeytinliklerde hayvan otlatılmasının önüne geçmek için 22 yıl önce hazırlanmış düzenleme delinmek istenmektedir. Zeytinliklere özel koruma önlemi alan 1995 tarihli yasa sayesinde bugüne dek edinilen kazanımlar bu maddedeki düzenlemeyle son derece ağır bir suistimale uğrayacak, zeytinlikler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Bu değişikliklerle, valinin başında duracağı, iktidarın talimatı dışına çıkamayacak bir kurulla o illerdeki zeytinliklere tesis kurulmasının önü açılıyor.

1995 tarihli Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, zeytinlikler, üreticiler ve çevre dengesi açısından son derece önemli düzenlemeler içermekteyken, zeytinciliği Akdeniz havzasında gerek tarım gerekse sanayi alanında çok daha fazla öne çıkarmamız gerekirken, “zeytinlik saha” ve “kurul” tanımıyla 2 nci maddede getirilen düzenleme ve devamındaki maddeler, zeytinliklerin kaybına yol açacaktır, bugüne dek zeytincilikte alınmış mesafede bir geriye gidişe yol açacaktır.

ZEYTİN KURULU SİYASETİN GÖLGESİNDE KARAR VERECEK

Tasarıyla öngörülen Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu, devamında 4 üncü maddedeki düzenlemeyle zeytinliklerin ölüm fermanı anlamına gelebilecek içerikte düzenlenmiştir. Kurul, 4 üncü maddede görüleceği üzere, tümüyle siyasi otoritenin talimatına açık olacaktır. İktidarın yakın ilişkide olduğu şirketlerin çıkarına uygun biçimde, “alternatif alan olmadığı” gerekçesiyle, “kamu yararı kararı” alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalar üzerinde işletme kurulmasına olur verebilecektir.

Üstelik bu yetki, Kurulun sembolik bir iznine tabi tutulmuş, asıl izin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bırakılmış, Bakanlığın da uygun görmesi halinde valiliklerin zeytinlik sahalarda işletme yapılmasına izin vermesi kararlaştırılmıştır. Yakın geçmişte Soma’nın Yırca Mahallesindeki zeytinci direnişinde valiliğin vurdumduymaz tavrı ve kanunu hiçe sayan eylem ve işlemleri göz önünde bulundurulduğunda, tasarının bu tanımı ve 4 üncü maddedeki Kurulun yetki ve sorumluluklarının, valilik ve Bakanlığın muğlak yetkilerinin yerel düzeyde zeytinciliği bitirebileceği açıktır.

KAMU YARARI KARARI YANDAŞ İÇİN ÇIKARILACAK

Böylece, partili cumhurbaşkanının talimatı, partiye güdümlü valinin izniyle partili şirketlerin zeytinliklere dalmasına zemin yaratılıyor. Yandaş için çıkarılacak Bakanlar Kurulunun “kamu yararı kararı”, kanuna eklediği bu istisna hükmüyle dünyada görülmemiş bir çarpık sanayileşme uğruna tarımı gözden çıkarmaktadır.

Meclis, farklı sanayi kolları ile tarımdaki üretimin, altyapı ve ulaştırma ile tarımdaki istihdamın birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu bilerek hareket etmelidir. Zeytinliklerin ve Meralara yok edilmesine, Kıyıların peşkeş çekilmesine ilişkin bu düzenleme, tarımda ciddi ölçüde gelir ve istihdam kaybı yaratacak,bu üç alanda telafisi imkansız zararları ortaya çıkaracaktır."

Anahtar Kelimeler:
Kazım Arslan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.