banner255
Önder ARMUTÇU
Önder ARMUTÇU
01 Eylül 2015 Salı 22:09
Arslan: Yapılan Operasyonlar Sivil bir Darbedir

Operasyonları sivil darbe olarak niteleyen Arslan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

"Ülkemiz, muhalif olan tüm yurttaşların ve kesimlerin açıkça “düşman” ilan edildiği bir süreçten geçmektedir. Yedi yıla yakın bir zamandan beri sürdürülen bu operasyonlar, vatandaşların devlete karşı güvenini sarsmıştır. Yalan belgelerle, düzmece söylemlerle, Ergenekon, Balyoz safsatasıyla Atatürkçü, Cumhuriyetçi, yurtsever vatandaşları, gazeteciler, askerleri, aydınları, rektörleri, akademisyenleri haksız ve hukuksuz bir şekilde hapse atmışlardır. 

Yıllarca sorgusuz sualsiz, yasalara aykırı bir şekilde insanların yaşamlarını kararttılar, kimilerinin ölümlerine sebep oldular. İktidara geldiklerinin ikinci yılından itibaren düşmanlık hukukunu egemen kıldılar, adaleti ve hukuk devleti ilkelerini tümüyle çökerttiler. Farklı düşünen herkesin, hemen her sermaye grubunun aynı kefeye konduğu bu toplu yok etme süreci, şimdi birbirinden farklı düşünen, ama AKP’ye muhalif olan tüm medya organlarının terörist sayıldığı bir anlayışla ne yazık ki genişletmişlerdir. 

Yapılan Operasyonlar Sivil bir Darbedir 

1 Eylül Dünya Barış Günü’nü “düşmanlık” söylemleriyle kirleten, yargıyı ve emniyet güçlerini de tüm muhalifleri sindirmek için kullanan siyasi iktidar kadroları,  hukuk devletine ve anayasal özgürlüklere resmen darbe yapmıştır. Bu operasyonun tamamen siyasi olduğu, özgür ve muhalif basını susturmaya dönük girişimin olduğu, dalga dalga yayılma olasılığının bulunduğunu belirtmek isterim. Bu nedenle iktidara muhalif olanların bu haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı birlik olma zamanıdır. Kanunlara tümüyle aykırı, muhalif olmayı "yok etmek" için mazeret sayan bu siyasi operasyonu kınıyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar muhalefeti ve muhalif olan yazılı ve görsel basını susturamayacaklardır. Bunun ağır faturasını 1 Kasım'da ödeyeceklerdir. 

Unutmayalım ki, erimeye yüz tutmuş bir AKP ile karşı karşıyayız

Erimeye yüz tutan kadroları açığa çıkaracak medya gücü susturulmak isteniyor. En büyük tehlike ise, 1 Kasım gecesidir… 1 Kasım gecesi de medya susarsa, sandıklarımızdan oylar çalınabilecek,seçim güvenliği tümüyle riske atılacaktır. Anadolu Ajansı’nın seçimlerde üstlendiği rolü hatırlayalım, sandık sonuçlarımızın geç ve hatalı açıklandığı saatleri unutmayalım. Endişemizi ortak tavır alarak umuda dönüştürelim. Bugün gazete sayfaları beyaz çıkıyorsa, Maliye iktidar elinde bir sopaya dönüştürülüyorsa, polisimizi siyasi smaçlı kullanmaya çalışıyorsa,hem güçlerimizi sandıkda CHP'de birleştirmek ve hem de hepimizin buna ortak tavır alması gerekmektedir. 

 Basın özgürlüğü biterse her şey biter

Basın susturulamaz, siyasi baskı altında tutulamaz. Bugün Koza Grubu’na yapılanların tüm muhalif medyayı genişlemesini istemiyorsak hep birlikte ortak tavır almalıyız. Bugün bir medya organının bağlı olduğu holdinge, mali linç girişimi başlıyorsa, kendisi muhalif olan hiçbir sermaye grubu yarınki yatırımlarının ne olacağını kestiremez. Her bir muhalif ticari grubun girişimleri, yatırımı, üretimi ve istihdamı açıkça tehlike altındadır. Cumhuriyet Halk Partisi, kurduğu komisyonla ilk saatlerden itibaren muhalif medya organlarının yanındadır. Sorun, hangi medya grubunun hangi ideolojiyi taşıdığı değil, tarafsız ve bağımsız bir basın özgürlüğünün yaratılmasıdır. Dünyaya asla anlatamayacağımız bu operasyon girişimini yok etmek ve başarısız kılmak için çalışmalıyız."

Son Güncelleme: 01.09.2015 22:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.