banner255
24 Şubat 2017 Cuma 20:42
Başdanışman Uçum: Halka ilk kez nasıl bir sistemde yaşamak istediği soruluyor

Pamukkale Üniversitesi Öğrenci Konseyi'nin düzenlediği panele Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, konuşmacı olarak katıldı.

Pamukkale Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki panelin moderatörlüğünü Ak Parti MKYK üyesi Ayhan Oğan yaptı. Türkiye'de son 200 yıldır modernleşme hareketleri çerçevesinde siyasal yöntem arayışları yapıldığını söyleyen Uçum, "Bu arayış içerisinde Türkiye'de ilk kez halka nasıl bir siyasal sistemde yaşamak istersiniz sorusu soruluyor. Bu sorunun sorulması demek, siyasal sistemin kurucusunun da halk olduğunu kabul etmek demektir. Zamanlama olarak niye bu değişiklik şimdi yapılıyor diye sorulduğunda, siyasal tarihte hiçbir değişiklik bir siyasi aktör istediği için yapılmış değildir. Tüm değişiklikler reformlar, değişiklikleri olgunlaştıran koşullar ortaya çıktıktan sonra olur" dedi.


'2007 ÖNEMLİ KIRILMALARDAN BİRİ'
Başdanışman Uçum, 2007 yılının kırılma noktası olduğunu ifade ederek, "Tarih boyunca Cumhurbaşkanlığı seçimleri hep krize yol açıyor. Çünkü müesses nizamın istediği gibi bir cumhurbaşkanı seçmezseniz, siyasal sistemde kriz çıkıyor. Cumhurbaşkanı seçme hakkını isteyip istemediği halka soruldu. Halk da cumhurbaşkanını kendisinin seçmek istediğini dile getirdi" diye konuştu.


 

'MEŞRUİYET SEVİYESİNİ SON DERECE GÜÇLENDİRMEKTEDİR'
Başdanışman Uçum, referandumla halka sorulacak olan 18 maddelik anayasa değişikliğinin bir sistem reformu olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Anayasa değişikliğinin en önemli özelliğine bakarsanız, meşruiyet seviyesini halkla devletin ilişkisini mevcut sisteme göre son derece güçlendirmektedir. Ne demek o. Bir siyasal sistemin demokrasi olup olmadığını nasıl ölçersiniz? Hangi siyasal sisteme demokrasi dersiniz? Cevabı son derece basittir. Halk o siyasal sistem üzerinde hangi seviyede etkilidir? Eğer bu soruya cevap verirseniz o siyasal sistemin bir demokrasi olup olmadığını ve demokrasinin seviyesini belirlersiniz. Şimdi, önerilen modele baktığınızda halk sadece meclisi doğrudan seçmeyecek, hükümeti de doğrudan seçecektir. Mevcut modele baktığınızda halk sadece meclise doğrudan seçmektedir. Meclis, devletin üç temel organından biridir. Cumhurbaşkanını doğrudan seçmek demek devletin diğer temel organı olan hükümeti doğrudan seçmektir. Demek ki; mevcut sistemde meclisin içinden çıkan hükümet önerilen modelde doğrudan halk tarafından kurulacak. O yüzden kuruluşu itibariyle önerilen modeldeki hükümete parlamenter hükümet değil, doğrudan millet hükümeti diyebiliriz. İki kanaldan meşruiyeti sağlamış bir sistemden söz ediyoruz. Ayrıca devletin diğer organı olan yargının da halkla bağlantısının kurulması lazım. Yargı idaresinin bağlantısı sağlanmazsa, halk adına yargılama faaliyeti sorgulanır ve tartışılır hale gelir. Önerilen sistemde yargı idaresi kurulunda da dolaylı meşruiyet sağlanmıştır."

 
Uçum önerilen sistemle devletin üç ana organından Meclis ve hükümeti halkın doğrudan seçtiğini, yargıyı ise dolaylı olarak seçtiğini söyledi.

DHA

Son Güncelleme: 26.02.2017 04:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.