banner255
16 Mart 2017 Perşembe 15:58
Kılıçdaroğlu Denizli'de: "Ben de milliyetçiyim, 80 milyon da milliyetçi"
banner327

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, özel uçakla Denizli Çardak Havaalanı'na geldi.

Kılıçdaroğlu'nu, CHP Denizli İl Başkanı Teoman Sancar, CHP Denizli milletvekilleri Kazım Arslan ve Melike Basmacı, çevre illerin milletvekilleri, Bozkurt Belediye Başkanı CHP'li Birsen Çelik, belediye başkanları ile partililer karşıladı. Çardak'dan Bozkurt İlçesi'ne geçen Kılıçdaroğlu, yol üzerindeki bir kahvede oturup çay içti.


KILIÇDAROĞLU'NA CEM ÖZDEMİR SORUSU
Halkla sohbet eden Kılıçdaroğlu, referandumda hayırlı bir gelecek için 'Hayır' oyu kullanmalarını istedi. Sohbet sırasında bir kişi Kılıçdaroğlu'na, "Sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısını tanıyan vatan haini Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir ile niye tokalaştınız?" sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu soruyu şu sözlerle yanıtladı:
"Daha önce gittim, görüştüm ama daha sonra kendisi ile hiç biraraya gelmedim, hiç muhatap olmadım. Siz nereden duydunuz bunu, merak ediyorum. Alman Parlamentosu'nda soykırım ile ilgili tasarı geçtikten sonra ben de oraya gittim. Onlarla biraraya geldim. Siz hangi amaçla bunu soruyorsunuz bilmiyorum."


Kılıçdaroğlu, aynı kişinin sözlerini "Cem Özdemir'in yanında Almanya'nın kadın milletvekili de vardı. O kişi Gezi olaylarında halka para dağıtan biriydi" diyerek sürdürmesi üzerine de "Daha önce görüştüm ama daha sonra değil. Dört yıl önceki bir mevzu" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, partililerden soru soran kişiye tepki göstermemelerini istedi.


Başka bir kişi de CHP Denizli örgütünün yetersiz olduğunu söylerken, bir kişi de CHP'nin tutumunun net olmasını istedi. Bir başka kişinin 'Hayır' diyenlerin vatan haini ilan edildiği yolundaki sözlerine de Kılıçdaroğlu, "'Hayır' diyenin de 'Evet' diyenin de başımızın üstünde yeri var" dedi. 

Kılıçdaroğlu, daha sonra partililerle birlikte kahveden ayrılıp, Bozkurt İlçesi'ne geçti. Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik'i makamında ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Bozkurt Belediye Düğün Salonu'nda muhtarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri, kanaat önderleri ve ilçe halkının katıldığı toplantıda konuştu. 


Kılıçdaroğlu'nun Denizli gezisine CHP'nin TBMM Grup Başkanvekili Bülent Tezcan, danışmanı Erdoğan Toprak ve çevre illerin milletvekilleri de katıldı.


'DÜŞÜNEREK SANDIĞA GİDECEĞİZ'
Toplantının başında 20 dakika vatandaşların soruları alındı, ardından Kılıçdaroğlu bu sorularla ilgili açıklama yaptı. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, halktan korkmadıklarını, çekinmediklerini, herkesin kendisine istediği zaman istediği yerde soru sorabildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Korkmuyoruz, çekinmiyoruz, vatandaş yolda bulur soru sorar, kahvehanede soru sorar. Kimseye müdahale ettirmeyiz, ettirmiyoruz da" dedi. Toplantının siyasi parti toplantısı olmadığını, her partiden tüm vatandaşlara açık olduğunu söyleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Bu toplantı siyasi parti toplantısı değildir. Hangi partiden, görüşten olursa olsun 80 milyonu ilgilendiren bir toplantıdır, anayasa değişikliği toplantısıdır. Sadece Bozkurt'u değil Afyon'u, Diyarbakır'ı, Samsun'u da ilgilendiriyor. Anayasa yasaların anasıdır. Anayasalar birer toplumsal uzlaşma belgeleridir. Her vatandaşın hakkını güvence alan metinlerdir. Bir partinin mutfağında hazırlanmaz, oturulur, uzlaşılır. Bir devlet adamı Bülent Ecevit'i örnek vereceğim. Ecevit iktidarda olduğunda üstelik koalisyonda anayasanın 35 maddesi değişti. Kimsenin haberi, tartışma, kavga dövüş oldu mu? Olmadı. Olması gereken budur. Önümüze anayasa değişikliği konuyor, sen bir tercihte bulunacaksın deniyor. Evet mi diyeceğiz hayır mı? Önce yapmamız gereken düşünerek sandığa gideceğiz. Bizim önümüze ne koyuyorar neye evet neye hayır diyeceğiz. Bakkalı, esnafı sanayici,  ev kadınını hepimizi ilgilendiriyor. Buna tercihimizi koyarken, düşünerek oy kullanmak zorundayız. Memleketi, bayrağımızı, vatanımızı, çocuklarımızı, torunlarımızı düşüneceğiz. Onun için evet ya da hayır diyeceğiz."


'550 BİLE FAZLA 450 YETER'
Anayasa değişikliğiyle yasama, yürütme ve yargının yani güçler ayrılığının tek bir kişiye teslim edildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "O zaman 600 milletvekiline neden maaş veriyoruz. 550 neyinize yetmiyor da 600'e çıkarıyorsunuz. 550 bile fazla. Normalde 450 milletvekilidir. Milletin sırtına 187 milyon liralık yük getiriyorlar. Bu milletin, esnafın, sanayicinin vatandaşın parası. Ben 600 milletvekili istemiyorum diyen hangi partiden olursa olsun sandığa gitsin, hayır desin" dedi.


'BİR ADAMI KANDIRIRSANIZ, TÜM DEVLETİ 24 SAATTE ELE GEÇİRİRSİNİZ'
Anayasa değişikliğinin tek adamlığı getireceğini, devletin tamamen bir kişiye teslim edileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bana şu tek adamlığı anlatın diyorlar. Tek adamlık şu. Her şeye muktedir. Anayasa mahkemesine üyeyi, valiyi, kaymakamı, büyükelçiyi tek adam tayin edecek. Bu şu demektir bütün yetkileri tek adama verdik. Devletin işleyişiyle, yapısıyla ilgili bütün yetkileri tek adama veriyorsunuz. Bir adamı ikna ederseniz, kandırırırsanız Türkiye Cumhuriyeti'ni 24 saatte ele geçirirsiniz. En geç 24 saatte. Bütün müsteşarlar, valiler, kaymakamlar, müftüler, emniyet müdürleri, daire başkanlarını devletin tamamını bir kararnameyle değiştirebiliyorsunuz. Ne diyorlardı. 'FETÖ terör örgütü  devlete sızdı, 35 yılda paralel devlet kurdu'. Şimdi 35 yıla gerek yok. Şimdi bir kararname çıkarıyorsunuz, hepsini ele geçiriyorsunuz. Tehlikenin ne kadar büyük olduğunu, başımıza örülmek istenen çorabın ne olduğunun farkında mısınız? Bu bir parti meselesi değildir. Bu bir memleket, vatan, bayrak, geleceğimiz meselesidir" diye konuştu.


'DEVLETİN TAPUSUNU, YETKİSİNİ TEK ADAMA VERİYORSUNUZ'
Anayasa değişikliği referandumunun Cumhurbaşkanı'yla, Başbakan'la ilgisi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunun cumhurbaşkanıyla parti genel başkanıyla ilgisi yoktur. Hepimiz faniyiz, baki olan devlet. Devlet tek adama teslim ediliyor. Devletin hiçbir freni kalmıyor. Köylerde muhtarımız var yanında ihtiyar heyeti var. Muhtar tek başına karar verebiliyor mu? Devletin tapusunu, yetkisini tek adama veriyorsunuz. Bunan akla izanla ilgisi var mı? Bu kadar tehlikeli bir sürecin içine memleket sokuluyor. Yazık bu memlekete. Erzurum Kongresi'nde, Sivas Kongresi'nde, meclis açıldığında tek adam mı vardı,  TBMM vardı. TBMM'nin fesih yetkisini Atatürk'e verdirmek istiyorlar. İki genç milletvekili çıkıyor. Biz Gazi Mustafa Kemal'i biliyoruz, kahramanlıklarını, ülkeyi kurduğunu biliyoruz, ama bizi TBMM'ye Atatürk değil millet getirdi, Atatürk feshedemez diyor ve öneri reddediliyor. Atatürk bu iki milletvekilini daha sonra bakan yapıyor. Önümüze bir anayasa değişikliği geliyor. Bir kişiye öyle bir yetki veriyoruz ki, sizin seçtiğiniz milletvekillerinin gönderdiği meclisi de bir sabah kalkıyor feshettim diyor. Sebep yok. Böyle bir yetki kime veriliyor? Bizim İlhan Kesici'nin dediği gibi; bu kadar yetkiyi veliye verseniz azdırırsınız. Bu kadar yetki bir kişiye emanet edilir mi? Hata insana mahsustur. Akrep birisini ısırdığında 'hata yaptı' der miyiz. Allah'ın bize verdiği akıl var. Niye diyorum sandığa giderken düşünün. Düşünerek sandığa gidin. Çok iyi niyetli olabilir o kişi. Ya hata yaparsa, faturayı 80 milyon ödeyecek."


'BU KARDEŞİNİZ DE MİLLİYETÇİDİR, VATANSEVERDİR'
Anayasa değişikliğinin sağcı, solcu, ülkücü meselesi olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, ülkücü camiaya da seslendi. 80 milyonun milliyetçi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Bu işin ülkücüsü, sağcısı yok. Ülkücü kardeşime söylüyorum; Eğer milliyetçilik çok değerli ise hi kimse endişe etmesin bu kardeşiniz de milliyetçidir, vatanseverdir. Ben de milliyetçiyim, 80 milyon da milliyetçidir. Ama ben hiçbir yerde evet diyene suçlama getirmedim. 80 milyonun tercihi başımın üstünde yerim var derim. Vatandaşa neden 'Evet' diyeceğini anlatamıyorlar. 'Hayır diyen teröristtir' diyorlar. Niye teröristtir? Eli silahlı dağda gezen adamı aklamış oluyorsunuz bunu söylediğinde. Leyla Zana'nın evet için çalıştığını da biliyorum. Yetki kimde? Başkanda. Bu neye yol açar? Belli bir tehlikenin içine Türkiye'nin sürüklendiğini görüyor muyuz? Bütün vatanseverlerin görmesi lazım. Farklı partilerden olabiliriz ama bayrak, vatan, sevgi, güzellik demokrasi de bizim ortak paydamız. Ortak paydamızı elimizden alıyorlar. Şehitlerimizi bölmeye başladılar, 'benim- onun şehidi' diye. Bunlar doğru değil iyi düşünmemiz lazım" diye konuştu.


'SİZİN ÇOCUKLARINIZ EL BAB'A, ONLARIN ÇOCUKLARI MECLİS'E GİDECEK'
Anayasa değişikliğiyle 18 yaşı bitirenlere milletvekili hakkı verilmesini de eleştiren Kılıçdaroğlu, "18 yaşa milletvekili hakkını sizin çocuklarınız için mi getiriyorlar? 18 yaşında milletvekili olacak. Ömür boyu askerlikten muaf olacak, 2 yıl askerlik yaptıktan sonra milletvekili emeklilik hakkına sahip olmuş olacak. Böyle ballı bir böreği sizin çocuklarınıza bırakırlar mı? Kendi çocuklarına istikbal hazırlıyorlar. Memleketimin insanı da bunu düşünüyordur. Sizin çocuklarınız El Bab'a onların çocukları Meclise gidecek. Bunlara vatandaşım kanmasın" diye konuştu.


İdam tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, "İdamı getireceğiz' diyorlar, niye getirmediniz? Anlaşmıştınız, kendi aranızda konuştunuz. Milleti kandıracaklar, evet oyu için gaza getirecekler. Bu memleket meselesidir. Kadını, genci, yaşlısı bu memlekete sahip çıkmalıyız. Bu memleket kolay kurulmadı. Şimdi o dönem alamadıklarını anayasa değişikliğiyle altın tepsiyle birilerine sunmaya hazırlanıyorlar" dedi.


CANLI YAYIN ÇAĞRISI
Kendisine yönelik eleştirileri de değerlendiren Kılıçdaroğlu, değişikliği televizyonlarda canlı yayında tartışma çağrısı yaptı. Anayasa değişikliğinin, emeklinin, işçinin, sanayicinin derdini çözmeyeceğini, işsizliği bitirmeyeceğini, terörü bitirmeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Kimin derdini çözüyor. Bakın ne dedim Allah'ın bize verdiği en değerli şey akıldır. Yüce Yaradan kitabında 'Aklınızı niye kullanmıyorsunuz' diyor. Tek adam ne demektir? Bütün yetkileri veriyoruz, aklımızı sıfırlıyoruz. Teklik bir tek Allah'a mahsustur. Bunu söyleyince kızıyorlar. Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor, okumamış diyorlar. Olabilir. Teklif yapıyorum. Sizin televizyon kanallarında bir araya gelelim, siz sorun ben cevap vereyim. Ben sorayım siz cevap verin. Bende cesaret var siz de biraz cesur olan. Biz onlar gibi değiliz. Biz halka güveniyoruz" diye konuştu.
 

'SANDIĞA GİDİN, BİR OYLA HER ŞEY DEĞİŞİR'
Sandık güvenliği için endişe edilmemesini, tüm sandıklara sahip çıkacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan gerekçe üretmeden sandığa gitmelerini istedi. Bir oyla birçok şeyin değişeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Tek isteğim hava güzel, arkadaşlar kahvede bekliyorlar bir oyla bir şey değişmez sakın demeyin. Bir oyla her şey değişir. Ben 1982'de darbe anayasasına hayır oyunu kullandım. Şimdi çocuklarıma 'Hayır dedim' diyorum. Siz de böyle bir onuru çocuklarınıza ve torunlarınıza anlatabilesiniz" dedi.


'BİNALİ YILDIRIM'I BEN SAVUNUYORUM'
Suriye sorununu da değinen Kılıçdaroğlu, "Bizim askerlerimizin El Bab'ta şehit oluyorlar. Suriyeliler Türkiye'de sayıları 3.5-4 milyon arasında değişiyor. Benim esnafım vergi verir, onlar vermez. Benim vatandaşım hastaneye gider katkı payı öderler, onlar ödemez. 'Suriyelilere vatandaşlık vereceğiz' diyorlar. Biz önce 6.5 milyon işsiz var, onlara iş verin diyoruz; hayır, 'biz Suriyelere öncelik veriyoruz' diyorlar. O zaman siz bunlara dersini verin. 'Kılıçdaroğlu Suriye'ye gitsin' diyorlar. Bir tercih olacaksa, önce kendi ülkemin insanı için kullanırım. Benim insanım işsizse, ben dışarıdan işçi mi getireceğim. Gittiler Afrika'da toprak kiraladılar, sanki Türkiye'de toprak bitti. Çiftçi kardeşlerimin bunun hesabını sorması lazım. Çiftçi alın terinin karşılığını alıyor. Daha neyi vereceğiz arkadaşlar, ülke teslim edilir mi? Apartmanda yönetici seçeriz, bir de denetim kurulu seçeriz denetlesin diye. Devleti teslim edeceğiz kimse denetlemeyecek. Freni patlamış kamyona kimse binmez. Freni patlamış otobüse çocuklarınızı bindirir misiniz? Ne olduğu belli olmayan bir sistemin içine Türkiye sokuluyor. 141 yıllık parlamento geleneğimiz var. Başbakanlığı kaldırıyorlar. Binali Yıldırım'ı ben savunuyorum. O da dolaşıyor, değişikliği savunuyor. İstifa et kardeşim o zaman. Onu ben savunuyorum. Başbakanlık kalkmasın arkadaşlar, kaç yıllık geleneğimiz var" dedi.


'EVET DİPSİZ KUYUDUR'
Anayasa değişikliğiyle kaç bakanın olacağının, belki de Bakanlar Kurulu olmayacağını, gensoru, güvenoyu mekanizmasının kaldırıldığını, tamamının başkanın adamları olacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Biz bu 600 milletvekilini meclise niye gönderiyoruz. Gensoru yok, güvenoyu yok, milletvekili bakan olamayacak. Tamamı başkanın adamları olacak. Biz bu meclisi niye kurduk. Bu meclis, milli kurtuluş savaşını yöneten gazi meclistir, 15 temmuz darbe girişimini püskürten meclistir. Alıyorsun tüm yetkileri bir adama veriyorsun, olmaz. Bu işin partilisi yok. Bu iş memleket meselesidir. Hayır çıkarsa kaos olmaz ya. Cumhurbaşkanı gene yerinde, Binali Yıldırım, başbakan olarak görevini yapacak. TBMM görevini hayır çıkarsa yapacak. Vatandaş ben tarihime, bayrağıma sahip çıktım diyecek. Hayırın hayırlı olduğunu hepimizin kabul etmesi lazım. Evet dipsiz kuyudur. Dünyada başka bir örneği yoktur" dedi.


'80 MİLYON HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKACAĞIZ'
Tüm vatandaşlardan referandumda 'Hayır' oyu kullanılması için çalışmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, bu sorumluluğu kendisinin taşıdığını, şehir şehir gezerek hayırın nedenlerini anlattığını vurguladı. Referandumun parti seçimi olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Hepinizin tek tek sorumluluğu var. Tek tek anlatmak zorundasınız. 80 milyon birlikte sahip çıkacağız, memleketimize. Ülkücüsü, sağcısı, solcusu, Atatürkçüsü yok. Hep beraber savunacağız. Seçimlerde herkes gider istediği partiye oy verir. Birlikte düşünmemiz lazım. Biz bayrağımızı seviyorsak, vatanımızı seviyorsak, geleceğimizi düşünüyorsak gideceğiz hayırlı bir iş yapacağız. Bu iş liderlerin sözlerine bakarak karar verilecek bir olay değildir. Memleket için karar verilecek bir meseledir. Bir araya gelelim, bende söyleyeyim, onlarda söylesin. A liderini B liderini suçlamak yerine aklımızı kullanarak sandığa gideceğiz. Ülkemiz geleceği için tercihimizi kullanacağız" diye konuştu.


'DİLİNE HAKİM OLAMAYAN DEVLETİ YÖNETEMEZ'
Tek adam rejimlerinin iflah olmadığını, Saddam, Çavuşesku, Kaddafi'nin gittiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Tek adam rejimleri iflah olmamıştır. Ama bu ülkelerde kan gölüne dönmüştür. Demokrasi bir dengeler rejimidir. Dengeyi bitirdiğiniz andan itibaren sonu uçurumdur. Neden Meclis vardır. Çünkü denge vardır. Bütün yetkiyi bir kişiye verirseniz bu ülkeyi felakete götürür. Ege Adalarımız işgal altında, Bulamaç Adasında Yunanistan'ın bayrağı dalgalanıyor. Bu kahramanlar, kendilerini kahraman ilan edenler niye bizim adalarımıza sahip çıkmıyorlar. Amerika, İngiliz belgelerinde bizim adamız. İlk kez Cumhuriyet döneminde toprak kaybına uğruyoruz. Bir de Ecevit'e bakın, 'biz Kıbrıs'a çıkıyoruz' diyor muydu. Türk askeri Kıbrıs'a çıktığında 'çıktık' dedi. Membiç'e gideceğiz, git kardeşim. Vazgeçtik. Rakkaya gideceğiz, git kardeşim. Ya kardeşim çocuk mu kandırıyorsunuz siz. Devlet bilgiyle tecrübeyle yönetilir. Diline hakim olamayan kişi devleti yönetemez. Neyi nerede ne zaman konuşacağını bilecek."


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bozkurt'taki toplantının ardından Akhan Mahallesi'nde Şırnak'ta geçen yıl şehit olan Jandarma Komando Er Doğan Acar'ın ailesini ziyaret etti. Basına kapalı yapılan ziyarette Kılıçdaroğlu, şehidin babası Mehmet Acar'a taziyelerini iletti. Ziyaretin ardından evin önünde toplananlar, Kılıçdaroğlu'ndan kahvehanede çay içme önerisi yaptı. Kılıçdaroğlu, vatandaşları kırmadı ve şehit evinin yanındaki kahvenade vatandaşlarla bir araya geldi. Burada bir kadınla sohbet eden Kılıçdaroğlu, bu kişinin 5 torunu olduğun öğrenince kendisinin 1 torunu olduğunu hatırlatıp daha fazla torun istediğini söyledi. Çardak'ta yaşananlar nedeniyle bu sohbet daha sonra basına kapalı yapıldı.


Kılıçdaroğlu buradan da Dedeman Otel'e giderek, Denizli İşadamları ve Tüccarlar Platformu'nun üyeleriyle toplantı yaptı. Toplantı basına kapalı gerçekleştirildi.

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.