banner255
Önder ARMUTÇU
Önder ARMUTÇU
01 Nisan 2017 Cumartesi 12:43
Milletvekili Tin: " ‘Evet’ ile yetki milletin olacak"

AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Pamukkale seçim bilgilendirme merkezi, Akköy, Bekilli ilçe merkezi ve Üçkuyu mahallesi ile Güney ilçe merkezi, Ertuğrul ve Cindere mahallelerini ziyaret ederek vatandaşlara Anayasa değişikliğinde yer alan maddeleri ve yeni yönetim sistemini anlattı.

Milletvekili Şahin Tin, Cumhuriyetten bugüne yapılan anayasalar ve askeri darbelerin ülkeyi yıllarca oyaladığını ve gerilettiğini söyledi. Milletvekili Şahin Tin; “Türkiye Cumhuriyeti devletinin rejimi Cumhuriyettir. Cumhuriyet ilan edildikten sonra yapılan ilk ve en uzun ömürlü anayasa 1924 anayasasıdır. Bu anayasa meclis hükümeti sistemi ile parlamenter sistem arasında bir geçiş vazifesi üstlenmiştir. Yargı kısmen meclisin dışına alınmıştır. 27 Mayıs 1960 yılında yapılan askeri darbeden sonra yapılan anayasada, ülke yönetimine halk iradesi nüfuz edememiş, halkın yönetimdeki bağı koparılmış ve ülke idaresi vesayet odaklarının çizdiği dar bir alana sıkıştırılmıştır. Bu süreçte Anayasa Mahkemesi ve Milli Güvenlik Kurulu kurulmuştur. Bu tarihten itibaren Milli Güvenlik Kuruluna atanan asker kökenli genel sekreterler uzun yıllar bürokrasiyi etki altına almıştır. Ardından 12 Mart askeri muhtırasıyla birlikte 1961 Anayasasının birçok maddesi yine askeri vesayet tarafından değiştirildi ya da kaldırıldı. Bu süreçte TSK denetimden çıktı, MGK’nun yetkileri artırıldı, Askeri Yüksek Mahkemeler ve devlet güvenlik mahkemeleri kuruldu ve sıkıyönetime geçiş kolaylaştırıldı. Kısaca devletin varlığını ayakta tutan millet yok sayıldı” dedi.

DARBE ANAYASASI TARİH OLACAK

Milletvekili Şahin Tin, 1980 darbesinin ürünü olan ve halen yürürlükte olan 1982 anayasasının askeri vesayet eliyle yapıldığını söyledi. Milletvekili Şahin Tin; “80 darbesinden sonra ülkemizin başına halkoyuyla seçilmeyen darbeci bir Cumhurbaşkanı sınırsız yetkilerle donatılarak yönetimin başına getirildi. Siyasi partilerin yasaklanması gibi katılımcı demokrasiyi yok sayan uygulamalar hız kazandı Ülkemiz bu uygulamalardan büyük zararlar gördü. 80 Darbesinden 2010 yılına kadar 40’a yakın siyasi parti kapatıldı. Yüksek yargı mensuplarını atayan HSYK millete değil bürokratik oligarşiye hizmet etti. 82 Anayasasının ilk şekline göre siyasi partilerin kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri yan kuruluşları kurması bile yasaktı. 1982 darbeci zihniyet tarafından yapılan anayasaya ve zor şartlara rağmen AK Parti 2002 yılından bugüne önemli reformlar yapmayı başardı. 2004 yılında devlet güvenlik mahkemeleri kaldırıldı. 2012’de MGK genel sekreteri sivilleşti. 2010 ve 2015 yılında yapılan düzenlemelerle siyasi partilerin kapatılması zorlaştırıldı. 2016 yılında da kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanlığına bağlandı. 2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ve 2014 yılında Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle birlikte, Anayasa mahkemesi, HSYK ve YÖK üyelerinin bir bölümü doğrudan halkın seçtiği Cumhurbaşkanı tarafından atanmaya başladı” dedi.

MİLETİMİZ ÜLKE YÖNETİMİNDE ETKİN OLACAK

1961 ve 1982 Anayasasının darbe ürünü bir anayasa olduğunu belirten Milletvekili Şahin Tin, “Darbe ürünü olan ve vesayet odaklarına hizmet eden bir anayasa ile sivil halk ve milli irade hiçbir zaman dikkate alınmadı. Bu anayasalar hazırlanırken milletin iradesini yansıtan Meclis hiçbir şekilde rol almadı. 16 Nisan’da gerçekleştirecek olduğumuz halk oylaması, işte bu yüzden büyük önem taşıyor. Türkiye bir değişim yaşayacak ve millet iradesi yönetime hakim olacak, sistemi millet yönetecek. Hukukun üstünlüğüne dayanan, bireyin temel hak ve hürriyetini koruyan, vesayet bürokrasisinden arındırılmış, ülkemizin tüm vatandaşlarını kapsayacak bir hükümet modeli için 16 Nisan halk oylamasında hep birlikte evet dememiz gerekiyor” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.