Sosyal medya yokken sanki hiç yaşamıyor, hayattan tat almıyorduk herhalde. Bizler 60-70 li jenerasyonlar nasıl yaşadık?. Neler ile mutlu olduk?.Ya da önümüze sulan imkânlar ile mutlu olmayı öğrenmek zorunda mı kaldık?. O zaman öyle de olsa küçük bir şeyden mutlu olmasını bilen birer bireylerdik bizler..Çünkü imkânlar ona olanak veriyordu ve yinede tok gözlü ve mutlu birer çocukluk yıllarıydı geride kalan yaşanmış yıllar..

Sanal medya deyin ister sosyal medya çılgınlığı deyin adına “Sonuç: Birer bağımlı birey, mutsuz ve istekte sınır tanımayan, doyumsuz birer kişi olarak toplumda yerimizi aldık”. Önceden iletişimde mektuplar vardı. Uzun uzun satırları eş, dost ve arkadaşlara yazılan; Sevgiliye yazılan sayfalarca mektuplar.Duyguları,özlemleri hasretleri anlattığımız ve dört gözle gönderdiğimiz mektupların karşılığını sabırla beklemek vardı.Ev telefonları ahizeleri kulağımızda konuşmaya doyamadığımız ev telefonları.. Ama ne nazik ki teknoloji geliştikçe bir yönden değerlerimizi ,duygularımızı kaybetmeye başladık ne yazık ki..

İnsanlar sürekli sosyal medyada ( Facebook, Twitter,İnstagram )vs. bulunması zamanla bağımlılık haline gelmesi kendine büyük zararlar veriyor ama ne yazık ki farkında değil.Bu kişileri psikolojisinden tutun iş ve günlük hayatını etkilemeye başlıyor.Her gün gezdiği ,yediği yemeği,giydiği kıyafeti paylaşma zorunluluğu hissetmeye başlıyor.Bu paylaşımlardan ne kadar beğeni ve yorum aldığı onun merak duygusunu tetikliyor.O paylaşmış bende paylaşayım.O geziyor ben de geziyorum hissi.Kendinde sürekli beğenilme ihtiyacı hissetmesi..psikolojik belirlerin başlangıcı olabiliyor bazen.Kaygı bozukluğu yaşayabiliyorlar.Sosyal medya adı üstünde gerçek bir dostluğun olmadığı bir sayfa.

Örneğin: Sayfanıza arkadaşınızın arkadaşı olarak veya herhangi bir gruba üye olarak ekleniyorsunuz farkına varmadan o kişilerin profiline bakarak kadın diye saatlerce konuşuyorsunuz. O kişinin gerçek kimliğini kişiliğini bilmeden. Birçok şehirden arkadaş ediniyorsunuz. İçinizi açıyor, dertlerinizi paylaşıyorsunuz tanımadığınız birine. Zamanınızın bir çok kısmını ölü zaman olarak geçiriyor, eşinizi çocuğunuzu bile ihmal edebiliyorsunuz. Sosyal medyada fotoğraf paylaşma yarışları başladı sanki. . İnsanlar her gün zamanının çoğunu sosyal medyada vakit geçirir oldular. İnsanlar sosyal medyada canım cicim yazışmalar, toplu mesaj atmalar bir moda oldu. Ses yok duygu yok. Sıcaklık candan konuşma yok, yolda karşılaşsa iki kelime konuşacak bir şey bulamadıkları kişiler ile sosyal medyada canım cicim yorumlar biraz samimiyetsiz kalmıyor mu sizce? Toplu, kuru mesaj yerine; hafta da, on beş günde bilemedin ayda bir telefon açarak sesini duymak, sıcaklığını, sevgisini, samimiyetini hissetmek varken bu toplu mesajlar bana pek mantıklı gelmiyor.

Sosyal medyayı iyi ve zamanında yerinde kullanmanın birçok faydasını da görebilirsiniz. Yıllarca nerde olduğunu ve hiç görmediğin okul arkadaşı, çocukluk arkadaşı, kayıp olan bir yakınınızı,yeni çıkan bir ürününüzün tanıtımı,bir buluşunuzu,başka ülkelerdeki yakınınızı anında vidodan görüp hasret giderebilirsiniz canlı olarak..Başka ülkelerdeki olaylardan anında haber alabilirsiniz.Tanıdığınız çok ile anında iletişim geçme ,bilgilenme imkânları olması güzel olan yanlarıdır.

Sözün kısası aslında teknolojinin zararından çok faydası vardır. Fakat kullanmayı yerinde ve zamanında bir amaç olarak kullanmak daha doğrudur. Zamanın birçoğunu beğenilme duygusu, gösteriş için harcama yerine farklı alanlara yönelebilirsiniz. Toplum kuruluşlarına üye olmak, belirli zamanlarda yaşlılar yurdunu ziyaret etmek, belediye ve halk eğitimin birçok alanda açmış olduğu ücretsiz kurslara katılarak hem kendini geliştirip hem başkalarına faydalı olmak en güzelidir. Evde günde iki saat bir roman okumak zihninizi açar, hayal gücünüzü artırır ve farkındalık yaratır.”Her geçirdiğiniz boş zaman ölü zamandır” Kendiniz, aileniz ve çevreniz için kendinizi değiştirirseniz sizde değişip geliştiğinizin farkında olacaksınız.

Sevgiyle KALIN…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.