Güzel Türkçemiz yaklaşık 100.000 kelimeden oluşuyor, ama üniversite bitiren gençler günlük yaşamda 200 kelimeyle konuşuyorlar. Peki ama acaba bu kelimelerden kaçını doğru kullanıyoruz. Bu yazımda anlamını yanlış bildiğimiz kelimeler üzerinde duracağım.

İlk kelimemiz angut; bizler bu kelimeyi olumsuz anlamda daha çok hakaret olarak kullanmaktayız. Oysa angut, ördekgillerden bir kuş adıdır. Dilimizde “angut gibi bakmak” deyiminden dolayı olumsuz anlam ihtiva etmesine karşın, eşine bağlılığıyla bilinen sadık bir kuştur. Eşi öldüğünde kendi de ölene kadar eşine boş gözlerle baktığı için bu adı almıştır.

Bir diğer sözcüğümüz zürefa, zürafa ile karıştırılmaktadır. Zürefa, zarif kelimesinin çoğul halidir. Yani zarifler anlamına gelmektedir. Dilimize Arapça’dan girmiştir." Zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü." sözü aslında farklı anlama gelmektedir, yani bildiğiniz Afrika'da yaşayan, çok uzun boylu ve boyunlu, derisi benekli, ot yiyen hayvan değildir.

Sıradaki sözcüğümüz "yavşak" günlük yaşamda bir diğer hakaret şeklimiz. Küfür olarak algıladığımız bir sözcük . Yavşak bit yavrusu demektir. Yerinde duramayıp saçtan saça atladığından dolayı sanırım insana benzetilmiştir.

Yosma şen ve güzel kadın demektir. Anadolu!da bazı yerlerde kızlara isim olarak hala verilmektedir.

Yine hakaret olarak günlük yaşamda çok kullandığımız dangalak sözcüğü gereksiz konuşan anlamında kullanıldığı gibi aynı zamanda Latincede ince, pembe yapraklı bir çiçeğin adıdır. (flora dangalak)
"Bakar gibi bakmak" sözünde geçen bakar öküz anlamına gelmektedir. Öküzün trene baktığı gibi bir anlama gelmektedir.
Kokana ise Yunanca "kokkana"dan gelmektedir. Gerçek anlamı hristiyan kadındır. Biz de ise giyinmesi süslenmesi aşırıya kaçan yaşlı kadınlar için bu kelime kullanılıyor.
Hınzır sözcüğünü ise genelde birilerinin yaramazlıklarına hoş bir dille vurgu yapmak için kullanılmakla birlikte domuz manasına gelmektedir. Osmanlı döneminde domuz besleyen gayr-ı müslimlerden “resm-i hınzır” adı altında domuz vergisi alınırdı. Dilimize Arapça’dan girmiştir.
Bunlar sadece birkaçıydı. Bu ve bunun gibi sözcükleri fazlasıyla çoğaltabiliriz. Dilimizi doğru kullanmaya özen gösterelim. Bilmediğimiz her kelimeyi kullanmayalım. Farkında olmadan kullanacağımız bazı sözcükler başımıza türlü dert getirebilir. Söz var baş yitirir, söz var iş bitirir. Yazımı Yunuz Emre'nin bir dörtlüğü ile bitirmek istiyorum.

Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağılı aşı
Yağ ile bal ede bir söz
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.