banner255
26 Eylül 2016 Pazartesi 13:21
Nihat Çetin: Karma bir dil mi konuşacağız, yoksa arı bir Türkçe mi?
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Denizli Şube Başkanı Nihat Çetin, toplumların tarih boyunca ürettiği kültürleri oluşturan tüm değerlerin dil aracılığıyla biçimlenğini ve  yaşatılıp geleceğe aktarıldığını belirterek "İnsanlar arasında duygu, düşünce ve inanç birliğini oluşturan, toplumsal yapıyı güçlendiren, geçmişle gelecek arasında ortak bir bağ kuran en önemli yapı taşı dildir. Bir dil, yabancı etkilere karşı kendini koruyabildikçe millî özellik taşımaya hak kazanır. Dilin gelişmesi, onu kullanan düşünür ve sanatçıların titiz ve bilinçli çabalarıyla da ilgilidir. Ne yazık ki Türk dili, geçmişte bu konuda acıklı bir süreç yaşamıştır. Bunun sorumluluğu, Türkçeyi bilim dili olarak Arapçanın, sanat dili olarak da Farsçanın etkisine karşı koruyamayanlarındır. O halde, şu konu üzerinde karar vermek gerekir: Birkaç dilin karması olan bir dili mi konuşacağız? Yoksa bilinçli bir çalışma ile arı bir Türkçeyi mi ?" dedi.
 
Çetin, yüzyılları, yıllara sığdırmış olan Atatürk'ün, 1932’den itibaren dil konusunu ele aldığını ve 26 Eylül 1932’de 1. Dil Kurultayı’nı büyük bir katılımla toplayıp en geniş tartışmaların yapılmasını istediğini vurgulayarak, "Bu alandaki çalışmaların devam etmesi gerektiğini bilen Atatürk, vasiyeti ile gelirlerinin önemli bir kısmını Dil Kurumu’na ayırmıştır. “Batı dillerinin hiç birinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliğe, açıklığa sahip Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir.” diyen Atatürk’ün 1. Dil Kurultayı’nı açtığı 26 Eylül gününü ülkemizde Dil Bayramı olarak kutlamaktayız" dedi.
        
Nihat Çetin açıklamasının devamında şunları söyledi;
"Dil devriminden bu yana onlarca yıl geçtiği halde, yaratılan sözcüklerin sayısı yeterli değildir. Batı dilleri, yapısı gereği yeni sözcük türetmede zorlanıp birtakım kelimelerin baş harflerinden oluşan teknik sözcükleri yaparken, biz ise onların derinlikten yoksun sözcüklerini kullanma hazırcılığı içindeyiz.
    
Atatürk’ün açı, eşkenar üçgen, artı, eksi gibi onlarca geometri ve matematik sözcüğünü dilimize kazandırması, bizlere örnek olmalıdır. Günümüzde; frijider yerine buzdolabı, kompüter yerine bilgisayar, eskavatör yerine döverbiçer sözcüklerini kullanıyor olmamız da dil konusundaki çalışmaların bir sonucudur. Atatürk, Türk dilini yabancı dillerin istilasından kurtarıp ulusal kültürümüzü geliştirerek, her yönden tam bağımsız bir Türkiye yaratmak için dil çalışmalarını başlattı. Türk Dil Kurumu’nu ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni bunun için kurdu; dil kurultaylarını bunun için topladı. bugün Türk Milletini “MİLLET” olmaktan “ÜMMET” olmaya sürüklemeye çalışanlar Türk kültürüne en büyük kötülüğü yapmaktadırlar.
 
Bugün tarihimize ve ulusal değerlerimize bilinçli ve sürekli bir saldırı söz konusudur.  ulusal kimliğimiz yok edilerek ülke kapılarının emperyalizme daha kolay açılması sağlanmak istenmektedir Türk ulusunun tarihte az görülür büyük özveriler sonucunda kanla çizdiği ulusal sınırlarımız, üniter devlet yapımız büyük tehdit altındadır. Dünyanın en köklü ve en gelişmiş dillerinden biri olan güzel Türkçemiz de bundan nasibini almakta; dilimiz  ve kültürümüz de izlenen yanlış eğitim politikalarıyla  yabancılaşmaktadır.
Tekrar dünyanın hızla kalkınan onurlu ülkesi olabilmek için, bağımsız, onurlu bir dış politika, ulusal, laik bir eğitim politikası  izlenmesi zorunludur.
 
Atatürk'ün "Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın, dikkatli, ilgili olmasını isteriz." sözleri hepimize bir görev yüklemektedir. Halkımızı ve tüm yetkilileri, bütün aydınlarımızla birlikte Türk diline sahip çıkmaya, çağırıyoruz. Diline sahip çıkmayan bir ulusun geleceği yoktur. Türkiye’de resmî dil Türkçedir. Türkçe, Türk ulusunun ortak dilidir. Bu dilin her yurttaş tarafından ve çok iyi öğrenilmesi gerekmektedir. Türk Dil Bayramı kutlu olsun!" 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.