banner255
12 Mayıs 2019 Pazar 11:28
Karahöyük'te 6 Asırlık Geleneğin Tek Temsilcisi

Nohut mayasıyla yapıldığı için aroma ve kokusu çok farklı olan Karahöyük ekmeğini yakın tarihe kadar 16 fırın üretiyormuş. Ancak tarihi Karahöyük pazarının yer değiştirmesi ve eski özelliğini kaybetmesiyle bu geleneği devam ettiren sadece Mahir Sağ kalmış. Dile kolay; Mahir Usta’nın elleri özellikle yaz aylarında 2 bine yakın Karahöyük ekmeği üretiyor.

Karahöyük ekmeği, sadece Acıpayam İlçesi’nin Karahöyük Mahallesi’nde üretilen kömbe şekilli bir ekmek. Günümüzde mahalle merkezinde sadece bir fırında sınırlı sayıda üretiliyor ve üretildiği yerde satılıyor. Ekmeği farklı kılan üretiminde kullanılan nohut mayası. Bu maya sayesinde ekmek fırından çıktıktan sonra katıksız olarak tüketilebilecek hoş koku ve aroma üretiyor.

Özellikle Karahöyük Pazarı’nın kurulduğu yıllarda pazar öncesi, pazar ve pazar sonrası günlerde çok fazla üretilen ekmek, pazara gelenler tarafından bol bol satın alınıp heybelere-torbalara dolduruluyor ve gidilen yol üzerinde karşılaşılan insanlara hediye ediliyordu. Karahöyük Pazarı eski yerindeyken tarihi bir pazardı. Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanır. O günün şartlarında Karahöyük ekmeği hediye eden ve edilen için çok değerliydi. Çünkü insanlar genelde yufka yediklerinden bu özel fırın ekmeği adeta katık gibi algılanmaktaydı.

Karahöyük ekmeği, pazara gelen insanların beslenmesi için kesilen hayvanların etinden yapılan kavurmanın içine konularak servis edildiği bir özel yemek imkanı da sunuyordu. Çünkü malının başında olmak zorunda olan yetiştirici hem mallarına bakmakta, pazarlık yapmakta hem de eline aldığı içine bol yağlı kavurma konulmuş Karahöyük ekmeği ile açlığını gidermekteydi.

EŞSİZ AROMA VE KOKUSU VAR

Bu özel ekmeğin tek üreticisi Mahir Sağ, nohut mayası ile mayalanan ekmeğin yavaş kabardığını, bu esnada ekmekte tadı ve kokuyu geliştiren bileşikler oluştuğunu söylüyor. Mahir Sağ, ayrıca standart francala ekmekten farklı olarak hamurun yaklaşık 200 gr’dan kesildiğini, hamurun elle kömbe şekline getirilerek son fermantasyon için tekrar oda sıcaklığında bir ortama alınarak burada yaklaşık bir saat kadar fermente edildiğini söylüyor. Ve son şeklini alan hamur yüzeyine fırınlama öncesi ayran sürülerek ekmeğin daha iyi kızarması sağlanıyor.

Sonuç olarak, günümüzde üretilen Karahöyük ekmeğinin besleyici değeri diğer ekmeklerden farklı değil. Eskiden su değirmenlerinde öğütülen tam buğday unu ile üretildiğinde, hatta değirmene gönderilen buğday içine bereketli olsun diye belli oranda arpa ilave edilerek üretilen undan yapıldığı dönemlerde ekmek daha besleyici ve içerdiği lifler sayesinde daha tok tutucuymuş.

Her ne kadar bileşimine arpa girdiği için ekmek biraz esmer oluyorsa da, bu görüntü Karahöyük ekmeğinin karakteristik özelliği olarak kabul ediliyordu. Karahöyük ekmeğinin hamuru küçük tutulduğu için pişirme yüzeyi geniş olmakta bu da ekmeğin daha geç bayatlamasına, küflenmeksizin daha uzun süre saklanmasını sağlıyor. Bu özelliği yüzyıllar boyunca, uzak yolculuklar için tercih edilen ekmek olmasını sağlamış.

Karahöyük ekmeği üreten ve bu lezzetin unutulmaması için çaba gösteren Mahir Sağ, Geleneği yaşatmak için 2003 yılından bu yana işlettikleri fırında Karahöyük ekmeği ürettiklerini belirten Sağ, annesi ve eşinin de kendisine yardımcı olduğunu söylüyor.

600 YILLIK GELENEK

Sağ, "Kendimi bildim bileli Karahöyük ekmeği üretiyorum. Bu meslek bana babaannemden yadigar. Babaannem Hanım Sağ’a da atalarımızdan kalmış bir meslek. Hanım babaannem 1920’li yıllarda Karahöyük ekmeğinin üretimini devam ettirmiş. Ben de çocukluk yıllarımda yardımcı olurdum. Bana mesleğin sırlarını öğretti ve henüz çok gençken ustalık dönemine geçtim. 2002 yılında da şu an Karahöyük pazarının kurulduğu fırınımızı açtım. 500-600 yıllık bir mazisi olan bir ekmek, kültür ekmeği. Yani eski insanlar çok iyi biliyor bunu. Eskiden Karahöyük pazarı meşhurdu. Tarihi önemi olan bu pazara ülkenin dört bir yanından küçükbaş, büyükbaş hayvanlar getirilir, buradan diğer illere satılırmış. Pazarın dağılmasıyla birlikte geçim kaygısı arttı, herkes büyükşehire göçtü. Sadece ben kaldım. Önceden 15-16 tane köyde fırın varmış. Bu ekmeği bilenler beni sosyal medya hesabımdan buluyorlar. Sosyal medyada sayfalar açtım ve 15 bin kişinin üzerinde takipçim var. Karahöyük Mahallesi Burdur ve ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak ün yapan Salda Gölü yolu üzerinde olduğu için özellikle yaz aylarında kesintisiz çalışıyoruz. Yaz aylarında üretimimiz 2 bin ekmeğe çıkıyor. Fırının üzerinde kuyruklar oluşuyor ve zaman zaman araç park yeri sorunu bile oluyor” dedi. ÖZEL HABER

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.