banner458
banner255
14 Nisan 2019 Pazar 12:51
Üç çeyrek asırdır ürettiği bıçak ve çakılarla Türkiye’deki her eve girdi

Serinhisar’ın Yatağan Mahallesi’nde, Yatağan Baba’nın yadigârı olan demircilik sanatı köyün kurulduğu tarihten beri devam ediyor. Mahallede  bıçakçılık sanatı gelişirken bıçak, çakı, tahra, balta, makas, kırklık, saban demiri ve pala gibi iş aletleri günümüzde de yapılıyor.

Yatağan’da üretilen el yapımı bir kesici aletin yapımında  demir, meşin körük ocağı, çekiçler, örs, mengene, keser, kıskaç, suntıraç, kalıp, keçe, zımpara taşı, bileği taşı, çark, aşkı takımı, kömür, zeytinyağı, boynuz, tel, delgi, keski, törpü, eğe, mühür, kaz zağı, tığ, saplık usturası, saplık demiri gibi materyaller kullanılıyor.  Kısa süre öncesine kadar bıçak, çakı ve  palalar geleneksel ustalar tarafından elde yapılırmış. Ancak Yatağanlı bıçakçılar zamanla teknolojiye ayak uydurmuş ve fabrikasyon üretim yayılmış.

Körüklü ocağın başında 77 yıl

Mahallede geleneksel üretim yapan birkaç usta kalmış. 85 yaşındaki Ali Ulukuş, 12 yaşında babasından öğrendiği bıçakçılık mesleğini 77 yıldır evinin bahçesindeki atölyesinde sürdürüyor. Ekmek bıçağı, kurban yüzme bıçağı ve çakı üreterek beş çocuğunu büyütüp, evlendiren Ali Ulukuş, Yatağan’da kalan tek oğlu Mahmut Ulukuş’un yardımıyla bıçak ve çakıyı geleneksel yöntemle  üretip Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor.

Beş çocuk babası, 11 torun dedesi Ali Ulukuş, üç çeyrek asıra yaklaşan mesleğini halen aşkla yapıyor. Sabah kalktığında ilk işi, eline aldığı keserle boynuzları yontup şekil vererek sapları hazırlamak. Ağaç kütüğünde bu işlemi yapan Ali usta, daha sonra körüklü ocağının bulunduğu odaya geçerek bıçak ve çakılarını imal etmeye başlıyor. Ulukuş’un yaptığı bıçaklar, keskin ve dayanıklı olması sebebiyle çarşıda en çok satılanlar arasında yer alıyor. Mesleğini geleneksel olarak sürdüren son birkaç ustadan biri olmasından dolayı işlerinin iyi gittiğini söylüyor.

Bıçakçılığın ve bıçak kullanımının inceliklerini anlatan Ulukuş, “Bulaşık makinesinde kesinlikle bıçak yıkanmaz. Bıçağın sapı metal de olsa, ahşap ve plastik de olsa hiç bir bıçak bulaşık makinesine atılmaz. Bunun sebebi  şu: Bıçağa ısıl işlemi yani bıçağa, çeliğe su verme işlemi yapıldıktan sonra bıçağın sertliğini alabilmek için menevişleme (sertlik/tokluk oranı) işlemi yaparız. Menevişlemede 150-250 derece arası sıcaklıklarda 1-2 saat bekletiriz. İşte bulaşık makinesinin de yaptığı budur. 2,5 saat 95 derecede defalarca bulaşık makinesinde yıkanan bıçak çeliğinin moleküler yapısı bozulur, metal özelliğini yitirir. Performansı düşen bıçak artık kesmez. Yapılacak işlem, bıçağı musluğun altında yıkamak. Bir bıçak hangi kalitede olursa olsun kasapların kullandığı şekilde masatlanmazsa, yani masatla bileylemezseniz  bıçaktan performans alamazsanız. Evlerde iki silindir arasına bıçağı sokup çekerek bıçak bileyleme işi bıçağın ömrünü bitirir. Onlar bıçak katilidir” dedi. ÖZEL HABER

Son Güncelleme: 14.04.2019 16:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.