Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetva ve açıklamalarından sonra Türk dünyasının geçmişi sorgulanmaya başlandı. Oysa Türkler olmasaydı tarihin olmayacağını bilenler, son zamanlarda Türk tarihini araştırmaya ve sorgulamaya başladılar.

Ancak, Orhun yazıtları başta olmak üzere, Çin kaynaklarında Türklerin yaşamlarına, kültürlerine, devletlerine ve inançlarına yönelik çok sayıda belge artık gün yüzüne çıkmıştır. Yazının kullanılmadığı M.Ö. 5000’leri işaret eden kaya resimlerinin bulunduğu doğal yazıtlarda Türk Milleti hakkında bize büyük ipuçları vermektedir. Ama Türklerin tarihini bu denli büyük olmasını hazmedemeyen batılı tarihçiler yüzünden, bir türlü gerçekleri kabullenemiyoruz. Artık dünya biliyor ki, Türk tarihi olmadan Dünya Tarihi yazılamaz..!

Her şeyden önce Türk’ün cahiliye devri hiç bir zaman olmadı.

Tarih, Türklerin devletlerini yıkıp, yeni bir devlet kurmalarını, buhranlarını yazar. Ama bilinen tarihin hiçbir sayfasında Türklerin Cahiliye devri yazmaz. Bulunmaz. Çünkü Türkler hiçbir zaman Put’a, Taş’a, Tahtaya tapmamış; her zaman tek “Tanrı” inancı içerisinde olmuştur. Türk’ün Tanrısı ölümsüzdür, göktedir, Yerdedir. Her yerdedir. Gözle görülmez, elle tutulmaz. Her şeyin yaratıcısıdır. (Orhun kitabelerini okuyan bilir). Ancak; Siyasal İslamcıların kutsadıkları, dilini, kültürünü benimsemeye çalıştıkları Arapların Cahiliye devri olmuştur. Tarih kitaplarında onların puta taptıkları hatta tanrılarını para ile sattıkları, yedikleri yazılmaktadır.

İlahiyatçı Cemil Kılıç, konu hakkında bakın ne diyor; “Arap kölecidir. Köle alır, köle satar. Aslında Fars, Roma, Bizans, Çin, Garp, Şarkın tümü kölecidir. Türk köleci değildir..! Türk’ün adaletinde köle hukuku yoktur. Çünkü ne köle olmuştur ne de köle alıp satmıştır.Onun destanlarında ne köle şiirleri ne de köle edebiyatından tek satır göremezsin, gösteremezsin. Çünkü Türk’ün kurduğu şehirlerde “köle pazarı” yoktur.

Bizim medeniyetimizde “köle” diye bir kast bir sosyal sınıf yoktur. İslam’dan sonra Türk’ün coğrafyasında köle işlerine rastlarsan bu işleri yapanlar ya Arap’tır, ya Acemdir ya da Rum’dur. Türk,  tarihin hiç bir döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömmemiştir. Tarihin hiç bir döneminde Türk, kadını “mal” gibi sürüleştirip; beşer, beşer; onar, onar alıp satılmamış, kullanmamıştır. Ona buna, çevresine hediye (!) edip dağıtmamıştır.Töresinde “bir kına iki kılıç girmez !..” demiş, her türlü ahlaksızlığa noktayı koymuştur.

Bin yıllar önce “Hakan ve Hatun kişi buyurdu ki” diye fermanlar yazmış ve HAKAN bile olsa “kız istemediği ile evlendirilmez !…” diye töre koymuştur.

Türk, “domuzda” yememiştir ve  beslememiştir. Beş bin yılık yazılı tarihinde “domuz” besleyip yediğini gösteren bir iz bulamazsın.

Çünkü İslam tektir ve Hz. Adem’den beri domuz yemek yasaktır.

Türk her zaman “haniftir” ve “fıtrat” üzere yaşamıştır.

Türk’e cahiliye devri isnadı en büyük cahilliktir. Son zamanlarda öyle bir Araplaşmışsınız ki, onların cahiliye devrini bile kendi tarihimiz sanmaya başladık.

Milleti dininden soğuttunuz, Camileri boşalttınız, Ortalık deist, ateist gençlerle dolu. Hala “Yezit” gibi dinden insanları soğutmakta ısrarlı ve  her gün yeni bir saçmalığa imza atmaktasınız”. Artık kendinize gelin ve gerçekleri görün…

Saygılarımla..

Esen Kalın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.