Kaplan: Bu Sürece Bir Günde Gelmedik

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Denizli Milletvekili aday adayı Zafer Kaplan, bugün ülkemizde yaşanan sürece bir günde gelinmediğini söyledi.

banner255

Kaplan: Bu Sürece Bir Günde Gelmedik

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Denizli Milletvekili aday adayı Zafer Kaplan, bugün ülkemizde yaşanan sürece bir günde gelinmediğini söyledi.

Önder ARMUTÇU
Önder ARMUTÇU
11 Eylül 2015 Cuma 14:50
Kaplan: Bu Sürece Bir Günde Gelmedik

Artan terör olayları ile ilgili yazılı açıklama yapan MHP Denizli Milletvekili aday adayı Zafer Kaplan,  “30 yılı aşkın bir süredir, yaptığı insanlık dışı katliamlarla Türk Milletinin birliğini ve bütünlüğünü bozmayı vazgeçilmez hedefi haline getirmiş olan terör örgütü, son günlerde hayvani bir dürtü ile yeniden saldırılarını yoğunlaştırmıştır. Terör örgütü,  Iğdır’da 14 polisimizi,  defalarca saldırdığı Dağlıca Tabur Komutanlığına bir kez daha saldırmış ve 16 askerimizi şehit etmiştir. Bu ve benzeri alçakça saldırılarını pervasızca ve son derece kolay bir şekilde, dağlarda ve şehir merkezlerinde yapabilmelerinin hangi süreçler neticesinde olgunlaştığı, hepimizin malumudur. Terör örgütü, eylem yapabilme kapasitesini kaybettiği, hızla küçülmeye başladığı bir dönemde, hayata geçirilen ve adına çözüm süreci denilen süreci, tam bir derlenme, toparlanma, büyüme, taban bulma, silah ve mühimmat depolama, kısaca, ülkeyi bir iç savaşa götürecek şartları oluşturma sürecine dönüştürmüştür. Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli’nin   ‘‘çözülme süreci ’’ olarak nitelendirdiği bu süreçte, siyasi iktidar ülkeyi, elindeki silahı bırakmayan, Türkiye’yi bölme hayallerinden asla vazgeçmeyen terör örgütünün adeta insafına terk etmiştir” dedi.

“ŞEHİR MERKEZLERİ TERÖR ÖRGÜTÜNE BIRAKILDI”

Çözülme sürecinde şehir merkezlerinde  inisiyatifin terör örgütüne bırakıldığını ifade eden Kaplan,  “Analar ağlamıyor edebiyatı ile sürdürülen bu süreçte, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin bütün köyleri ve şehir merkezleri terör örgütüne bırakılmış, sokaklar, caddeler, ve nihayetinde şehirler terör örgütüne adeta peşkeş çekilmiştir. Örgüt bu süreçte şehir yapılanmasını tamamlamış, sözüm ona devletçiklerinin alt yapısını oluşturmuştur. Asker kışlaya, polis karakollarına hapsedilmiş, askeri garnizonun içindeki ay yıldızlı bayrağın gönderden indirilmesine ses çıkarılmamıştır. Süreç zarar görmesin diye devletin varlığı, itibarı ve gücü adeta bölgede yerle bir edilmiştir. Yine bu süreçte, Kamu Kurumlarının binalarına asılı olan tabelalardaki T.C. yazısı silinmiş, dağlara kazınmış olan ay yıldızlar bir bir sökülmüştür. Terör örgütüne örgüt, başına da sayın denilmeye başlanmıştır.

 ‘‘Akil adamlar ’’ heyeti oluşturulmuş, terör örgütünün ve başının ne kadar sevimli olduğu Türk Milletine anlatılmaya çalışılmıştır.  Habur törenlerinden sonra, Oslo görüşmeleri, terörist başının ayağına gönderilen devlet görevlileri, Diyarbakır’da okunan mesajlar, Dolmabahçe mutabakatı ve nihayetinde terör örgütü mensuplarının Kürt  kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi sıfatına kavuşturulması gibi, Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Türk Milletini alaya alan, yok sayan ve anlatmakla bitmeyecek yüzlerce uygulama ve eylem, bu ihanet sürecinde sahnelenmiştir” diye konuştu.

“ARTIK, YETER DEMELİYİZ”

Devletin ve devleti yönetenlerin hata yapmak “kandırıldık” demek gibi bir lükslerinin olmadığını kaydeden Kaplan,  “Alanların terör örgütüne bırakıldığı, devletin gücünün, varlığının ve şefkatinin yerle bir edildiği bu sürecin bir yerinde, terör örgütünün çirkin yüzünü göstereceği tarafımızca bilinmekteydi. 7 Haziran seçimleri ve Suruç’taki patlamadan sonra tılsım bozulmuş, ortaklık bitmiş ve terör maalesef yeniden hortlamıştır. İşgal edilen şehirler, kazılan hendekler, günün ortasında şehir merkezlerinde uzun namlulu silahlar ile terör estiren teröristler ve yüreğimizi yakan şehitler, şehit cenazeleri, gerilen insanlar, gerilen Türkiye. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Devletin ve devleti yönetenlerin hata yapmak “kandırıldık” demek gibi bir lüksleri yoktur. Bugünden sonra yapılabilecek en küçük hatanın faturası ağır olacaktır. Zor bir coğrafyada bağımsızlığını ve bütünlüğünü muhafaza etmek zorunda olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yöneticilerinin, terör örgütünün beyanlarına ve hislerine dayalı olarak davranamayacaklarını artık görmeleri gerekmektedir. Birlikte olmak, birlikte düşünmek, geleceğimizi birlikte planlamak, geleceğimize birlikte sahip çıkmak ve birbirimizi sevmek zorundayız. Sevgiye, barışa, hoşgörüye, kardeşliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz.Terör örgütünün tahriklerine kapılıp kardeşliğimize halel getirmemek, 77 milyon olarak uyanmak, uyanık olmak, çevrilen fırıldaklara kanmamak, tek yumruk olmak, kimi basın ve medya kuruluşlarının bin bir gece masallarına dalıp uyumamak zorunda olduğumuzu artık görmeliyiz. Artık, bir ve bütün olduğumuzu herkese göstermeliyiz. Artık, bu oyunu bozmalıyız. Artık, yeter demeliyiz. Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve büyük Türk Milletine baş sağlığı ve sabırlar diliyorum” diye konuştu. 

Son Güncelleme: 11.09.2015 14:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.